
Yatak yarası oluşmasını önlemeye yardımcı havalı
yataklar ;
MATRA MARKA HAVALI YATAK




![]()


ASX ALMAN ÜRÜNÜ HAVALI YATAK
1.2.3. derece Dekübit ( Bası Yaraları ) tedavisi için hava basınç dağıtım sistemi
ASX sistemi evde bakılan dekübit hastaları için idealdir.
Kullanışı kolaydır.
Alçak titreşimli,az gürültülü
Akustik ve optik'alçak basınç'alarmı vardır.
Yüksek kaliteli poliretan -hava dolan hücreleri vardır.
Teknik bilgileri :
Kontrol ünitesi
Boyutları: 300x190x12
Ağırlık: 3 kg
Havanın devir süresi: 10 dakika
Yatak bölümü
Şişirilmiş durumda: Yaklaşık 200x80/90 X 14 cm
Ağırlık: yaklaşık 5 kg
18 adet hücre bölümü
10 adet havalandırılmış 13 cm çapında hücre bölümü
3 adet sabit baş ünitesi
Bükülmeyen bağlantı hortumu
CPR vantilasyonu
140 kg taşıma kapasitesi
Havalı yataklar çeşitli modellerden oluşmakta olup bunlar kısaca:baklava tipi havalı yatak,boru tipi havalı yatak ve pozisyon veren havalı yataklar.
Dikkat edilmesi gereken firmalar; Bu firmalar özellikle boru tipi ventilasyonlu ( hava üfleyen ) havalı yataklarda insanları aldatmakta.Hava üflemeyen yani ventilasyon özelliği olmayan havalı yatakları ( Ventilasyon olmayan havalı yatakların piyasa değeri normalde 200 TL. ile 300 TL. arası değişir ) ventilasyonlu diye satmaları ve bu özelliği olmadığı halde şu gerekçeleri öne sürerek halkımızı sağlık konusunda bile aldatmaları örneğin;Mikro dalga şekilide ventilasyon ( hava üflemesi ) veya gözle görünmeyecek teknoji sahip olması yada teknojik özelliği nedeniyle siz hissetmeyeceğiniz şekilde hava üfler gibi komik gerekçelerle halkımızı kandırmaktalar.
Bu insan taciri ve simsarlar malesef ürünün gercek değerinin şu fiyat ama ben size şu kadar indirim yapmaktayım deyip kolayca satış yapmakatadırlar,halbuki ventilasyon özelliği olmayan boru tipi havalı yatakların gercek fiyatları 200 TL. cıvarı olmasına rağmen bu ürünler Amerikan ürünü, Alman ürünü, Polanya ürünü, İtalyan ürünü gibi cümlelerle ürünü yağlayıp yıkayıp insanlarımız sağlığı oynayıp para kazanma peşinde koşmaktalar.
Malesef gercek ventilasyon özelliği olan ürünleri kötüleyip kendi ürünleri satmaya çalışmakatadırlar, Kötüleme gerekçeleride açıklamaları kadar komik olsada malesef insanlarımız aldana bilmektedir.
1 - Ventilasyon ürüne toplu iğneyle deliyorlar diyorlar komedinin bu kadarıda aslında ne kadar ileri zekalı sahtekarlarımızın olduğunu göztermektedir.
2 - Ventilasyonlu ürünlerin hava üflemesinden dolayı hastalarımızın üşüteceğini ve zatüre olacağı öne sürmekteler.
3 - Ventilasyon ürünlerin aslında kendi ürünlerinden kalite olarak aşağı olduğunu ve kendi ürünlerini tercih edilmesi gerekmedir diyorlar.
Bizler bu makaleyi yazarken ürün satmak yada satmamak için yazmadık sadece insanlarımızın sağlığı oynanması ve olmayan özelliği varmış gibi satmalrı engellemek.
Yukarda belirtiğim 3 gerekçeyle ürünleri kötüleyenler gerekçelerinin nekadar yanlış ve mantıksız olduğunu açıklıyalım.
Açıklama:
1 - Ventilasyonlu havalı yatağı iğneyle delinmesi bu balonmiki iğneyle delinmiş olsun delinsede motor gücü şişmesini engeller yani ventilasyonlu havalı yatakların motor güçü oldukça yüksektir ve fabrikadan delinmiş ve halkalar içinde belirtilmiştir yani toplu iğneyle delinme olmaz yapsalarda motor sistemi ürünün şişmesi engeller.
Bir havalı yatakta ventilasyon özelliği olup olmadığı anlamanın en kolayı bir süngeri sıvı sabunla köpürtürsünüz ve ventilasyon olan bölümlere köpürterek sürersiniz eğer köpürcükler oluşuyorsa ventilasyon vardır oluşmuyorsa yoktur.
İdda edildiği gibi mikro dalga şeklinde üflemez bu ürünler fırınmıki mikro dalgası olsun gerçekten komik gerekçelerle insanlarımı aldatıyorlar.
2 - Ventilasyon ürünlerin hava üflemesi insanları üşütmez yada zature yapmas çünki bu ürünler çarşafı kuru tutması ve bakteri üremesini engellemek yapılmaktadır.Yani delikler pöfür pöfür üflemez idda edildiği gibi.
3 - Ürün kalitesi motor sisteminden anlaşılır ve ürünün hangi firmanın arkasında durduğundan anlaşılır.Olmayan işyerini internek üzerinde bir tefon çekerek varmış gibi gösterip ve teknik servislerinin olup heryere servislerinin olması gibi abartılı gerekçelerle insanları kandırmaktalar.
Örneğin izmirde satış yapan bir firma istanbulda bir telefon çekerek orda yeri olduğu idda etmekte.
Diğer bir örnek örneğin istanbul avrupa yakasında yeri olan bir asya yakasında bir telefon çekip orda yeri olduğu idda ederek teknik servisinin çok geniş olduğu ileri sürüp satış yapmakta ve sorun yaşadığınızda ortada muhattap bulunmamaktadır.
Bu tür sahtekarlıkların önüne geçmenin yolu ürünü görmek için firmaların yerine gitmek eğer komik gerekçelerle şimdi değil sonra bakın veya orda DEPOMUZ var görmek isterseniz diğer yakaya gelin gibi komik gerekçelerle aldanmayın çözüm çok basit depoda görelim deyinki sizleri aptal yerine koymasınlar ve artık 21. yılda bu tür insanlara karşı uyanık olmalıyız.
Havalı Yatak
Havalı yatak günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşan, bir ihtiyaç haline gelen ve kullanacak kişiye rahatlık veren bir üründür. Havalı yatak diyip geçilmemelidir. Yatan hastalar için bu havalı yataı mutlaka önlem almalıdır. Bu önlemlerin en başında da üzerinde yattıkları yatak gelmektedir. Alınacak önlemler konusunda hastakaryolasifiyatlari.com sitesinde gerekli bilgiye sahip olabilirsiniz.
Havalı yatakların hastalardaki etkileri asla yabana atılır cinsten değildir. Hastaların sürekli yatmak zorunda olmaları beraberinde çeşitli sıkıntıları da getirmektedir. Bu sıkıntıların başında da sürekli aynı pozisyonlarda yatmaktan kaynaklanan vücut üzerinde oluşan yaralar gelir. Bu sorunlar karşısında maalesef çoğu hasta ve hasta yakını çaresiz kalmaktaydı. Havalı yatağın üretilmesi bu çaresizliğin ortadan kalkmasına sebep oldu. Çünkü artık ne hastalar yaraların oluşma ve oluştuktan sonra ki döneminde acı çekiyor ne de hasta yakınları bunlara engel olabilmek için dakikalarca hastalarını döndürmek için uğraşmak ve kendilerini de sağlık açısından sıkıntıya sokmak zorunda kalıyorlar. Havalı yataklar hasta hareket etmese bile hareket ederek hastanın vücudunun hareket etmiş gibi olmasını sağlayarak yara oluşmasını önlemektedir. Bu yatakların temini ve gerekli tüm detayları hakkında hastakaryolasifiyatlari.com olarak sizlere destek vermekteyiz.
Yatağın kullanımı için mutlaka üzerinde bir çarşaf bulunmasında fayda var. Çarşaf yatağın çalışmasını ya da etkisini hiçbir şekilde etkilemeyecektir. Yatağın kumaşının sert olmasından dolayı hastanın zarar görmemesi için bu önlem alınmalıdır. Bu tip ürünler normal sağlıklı kişiler tarafından bile oldukça beğenilmektedir. İnsanların kendilerini rahat hissetmelerini sağlayan bu yataklar, yatmak zorunda olan hastalar için çok ayrı bir konumdalar. Rahat ve lüks konumlarından ziyade olmazsa olmaz bir konumdalar. Hastaların bu zor yatalak dönemlerinde onların kendilerini iyi hissetmelerini sağlaması yanında, normal yataklarda yaşanan sıkıntıları da ortadan kaldırarak hastaları moral bozukluğundan kurtarmaktadır. Rahat hareket edebilme duygusu da hastalar için olumlu bir durum olduğundan, yatalak dönemlerinde tedavi süreçlerine olumlu katkılar yapmaktadır. Bu özelliklere sahip havalı yataklara havali-yatak.com sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. Yatalak ya da yatmak zorunda olan hastaların yapması gereken egzersizleri daha rahat yapmalarına olanak sağlayan havalı yataklar, kan dolaşımına olumlu katkılara yaparak hastanın kendini iyi hissetmesini sağlamaktadır. Hastanın kendisini iyi hissetmesi, tedavisine olumlu cevaplar vermesi ve iyileşme sürecinde daha istekli olması demektir.
Havalı yataklar çeşitli kalitelerde piyasada yer almaktadır. Kalitesine göre fiyatları da değişiklik göstermektedir. Bazı yataklar sadece işlevlerini görürken bazı yataklar ise işlevlerinin yanı sıra ekstra sağladıkları rahatlıklarla fiyatlarını yükseltebiliyorlar. Mevcut durumda yaşamın her kesimi düşünülerek her bütçeye uygun yataklar üretilmiş ve piyasaya sunulmuştur. Hastalar ihtiyaçları ve imkânları doğrultusunda en doğru seçimi yaparak gerekli olan havalı yatağı temin edebilirler. Bu ürünlerin doğru tercih edilmesi çok önemlidir. Havalı yataklarda en uygun maliyetle en doğru tercihin yapılmasını havali-yatak.com olarak sizler için kendimize amaç olarak belirlemiş bulunmaktayız. İhtiyacın en doğru şekilde belirlenerek, bu ihtiyaç doğrultusunda sahip olunan imkânlar ile en doğru seçimin yapılması için sizlere hizmet vermekteyiz. Bu konuda sahip olduğumuz bilgi ve beceri sizlere de büyük katkılar sağlayacaktır.


www.hastakaryolasifiyatlari.com adresimizi ziyaret edebilirsiniz..
Firmamız hasta karyolası ve havalı yataklar alanlarında satış ve kiralama alanlarında faliyet göstermektedir.
HAVALI YATAK
HAVALI YATAK VE YARA OLUŞUMU
Basınç Yarası (Dekübitüs ülseri – YATAK YARASI);
Latince yatmak anlamına gelen “Decumbere” sözcüğünden üretilmiş olan dekibitüs ülseri,yatak/basınç yarası,basınç ülseri ile eş olarak kullanılmaktadır.Bu yaraları engellemin en büyük yolu HAVALI YATAK alarak mümkündür.Yaralar yalnızca yatan / yatağa bağımlı hastalarda değil,yürüyemeyen / tekerlekli sandalyeyle dolaşan bireylerdede görüldüğü için basınç yarası terimini kullanmak daha doğru olacaktır.Basınç yarası,yüzeysel ve deri doku ( Havalı Yataklar ) bütünlüğünün bozulduğu yumuşak doku nekrozonudur.Dokuların uzun süre basıç altında kalması sonucu gelişen ve kemik çıkıntılar üzerinde görülen iskemik doku kaybıdır,bu tür basınç ve havasızlık nedeniyle oluşan yara engelleminin yollarından bitaneside “havalı hasta yatağı” kullanmaktır.
Basınç yaralarının oluşmasında en önemli neden basınçtır.Yumuşak doku,basınç altında kalarak sıkışır,kapiler kan akımı engellenir ve doku iskemi meydana gelir.Yumuşak dokunun kanlanmasının bozulması sonucu hücrelere oksijen ve besin maddeleri gidemez.Vücuda oksijen aldırmanın en iyi yolu havalı yatak kullanmaktır.Metabolik olaylar sonucu oluşan karbondioksit ve atık maddelerde ortamdan uzaklaştıralamaz ve sonuçta hücre / dokuda ölüm (nekroz)meydana gelir.Nekroza olmuş hücre / dokuda kayba bağlı olarak ülserasyon gelişir.
BASINÇ YARASI OLUŞMASINI KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER;
Bazı pozisyonlarda belirli bölgelerde daha fazla basınç oluşturacağı için,basınç yarası oluşmasına neden olabilir,bu basınçı “Ortopedik Havalı Yatak” engeleyen faktörlerden bitanesidir.Örneğin,hasta hasta yatağı içinde yatarken 30 dereceden fazla yükseltilmiş olmasına bağlı olarak,hastanın aşağıya doğru kayması;belli alanların daha fazla basınç altında kalmasına ve doku nekrozu oluşmasına neden olur.
Basınç yaralarının meydana gelmesinde basınccın şiddeti kadar süresi ve dokunun toleransı da etkilidir.Dokuların uzun süreli,düşük şiddette basınca maruz kalması veya kısa süreli yüksek şiddette basıncamaruz lakması benzer doku hasarına yol açmaktadır.
Terleme,idrar/dışkı inkontinansı ve yara drenajının deriye bulaşması,derinin nemlenmesine neden olur,derinin nemlenmesi önlemenin bi yolu Boru Tipi Havalı Yatak ve aynı zamanda ventilasyonlu ( hava üflemeli ) havalı yatak kullanmaktır.Nemli derinin sürtünmesi,kuru drinin sürtünmesinden iki kat daha fazla tahrişe sebeb olur.
Basit önlemlerle engellenmesi mümkün olan basınç yaraları ( havalı yatak kullanımı,pozisyon değiştirme )oluştuğu takdirde;birey için ciddi ağrı ve rahatsızlık verici,yaşam kalitesini olumsuz etkileyen,tedavisi zor,zaman alıcı,sağlık bakım profesyenellerinin iş yükünü,hastaların mortalite oranını artırıcı ve pahalı bi sorundur,bunları önlemek için isterseniz havalı yatak kiralama veya “havalı yatak” satın alabilirsiniz.Karmaşık bir doku yıkım süreci sonucu gelişen basınç yaralarının tedavisi için multidisipliner bir yaklaşım gerekir.Tedavi için iç hastalıkları,nöroloji,ortopedi,genel cerrahi,plastik cerrahi hekimleri,diyetisyen,hemşire/ebe,fizyoterapist gibi farklı disiplinlerin ortak çalışması gerekir.Ayrıcı basınç yaralarının iyileşme durumunu ve sürecini değerlendirmek,uygun tedavi şeklini planlamak için düzenli aralıklarla ve sistematik parametrelerle (yaranın derinliği,yara hasta yatağı’dakidoku tipi ve yüzdesi,yaranın boyutu,eksüda durumu ve yara çevresindeki derinin durmu vb.)de değerlendirmesi gerekir.
Sağlık bakım profesyonelleri;nörolojik bozukluğu olan hastaları,uzun dönem bakım gerektiren kronik hastaları,metal durumda azalma meydana gelen bireyleri,yoğun bakım,onkoloji,huzur evi (hospice)ve ortopedi kliniklerinde yatan hastaları basınç yarası gelişmesi yönünde sürekli değerlendirilmelidir.
Basınç yaralarının nerelerde olauşabileceğini bilmek,korunma için çok öenmlidir.Basınç,en fazla kemik çıkıntıları üzerindeki yumuşak dokularda yara oluşur,bu yaraları önlemenin en öneli yoların bi tanesi hasta aralıklarla pozisyon verme ve HAVALI YATAK KİRALAMA yada HAVALI YATAK satın almadır.Basınç yaralarının en sık gözlendiği bölgeler;sakrum (%36),topuklar(%30),iskium(%6)ve tokarenterlerdir(%6).Daha az sıklıkla dirsekler,skapula üzeri,oksipital bölge,omuzlar ve dizlerde oluşur.
BASINÇ YARALARININ HİSTOLOJİK OLARAK SINIFLANDIRILMASI
Birinci Evre ; Tüm yumuşak dokuda akut inflamasyon vardır.Ülser nemli,yüzeysel ve düzensiz bir eritem (kızarıklık)şeklindedir.Ağrılıdır,kemik çıkıntılarının üzeri sıcak ve ödemlidir.Cilde bastırdığı zaman kızarıklık solmaz ve deri bütünlüğü bozulmamıştır.
İkinci Evre ; Dermisin altında subkütan yağ dokusu içine ilerleyen akut ve kronik inflamatuar durumdur.Epidermis,dermis yada ikisini birden tutan deri kaybı vardır.Bölgede sertleşme,renk değişikliği,sıyrık (abrezyon),bül ve yüzeysel ülserasyon vardır.Bu evrelerde hastanın yaralarının derinleşmemesi için HAVALI YATAK ve hastanın bakımı çok öenmlidir
Üçüncü Evre ; Cildin bütün tabakalarında doku kaybı vardır.Kas dokusuna kadar uzanan,ancak kas fasyası altına inmeyen,aşırı yumuşak bi doku nekrozu vardır.Kemik,tendon veya kastabasında doku kaybı yoktur.Subkütan yağ dokusunda akıntılı,pis kokulu,enfekte olmuş,nekrozlu bir ülserasyon vardır.Ülser kenarında açık doku,pigmentasyon alanları vardır.
Dördüncü Evre ; Aşırı bir yumuşak doku nekrozu ve ostemiyelit (kemik ve kemik iliği iltihabı)vardır.İleri derecede kemik,tendon veya kas dokusu harabiyeti mevcuttur,ülserin tabanı kemik dokusundadır.Bu aşamada,yaranın kapatılması için cerrahi müdahale gerekir.Bu tür olayları önceden tahmin edip “havalı yatak kiralama” yada havalı yatak almak gerekir.
HAVALI YATAK & HAVALI YATAK ÇEŞİTLERİ
AGONİZM VE ANTAGONİZM
Kaslarda başlangıç noktası ve genellikle hareketsiz ( HAVALI YATAK ) olan kısma origo, kasın sonlanma noktası ve genellikle hareketli olan kısmıda insersiyo ( insertio ) adı verilir.Hareket, kasın kasılması ile insersiyo noktasının ,origo noktasına yaklaşması ile gerçekleşir.Kaslarda kuvvetçizgisi origo ile noktalarını birleştiren hayali çizgidir ve kasılma doğrultusu kuvvet çizgisi doğrultusundadır.Kuvvet çizgisinin etkilediği eklemin eksenine yakınlığı veya uzaklığı , eklemin önünden veya arkasından ,iç veya dışından alt veya üstünden geçmesi hareketin yönünü ve cinsini saptar.Kuvvet çizgisi transvers eksenin "havalı yatak çeşitleri" önünden veya arkasından, sagital ekseninin iç veya dış tarafından, geçer.Belli bişr eksene göre bir hareketi yaptıran kasa agonist kas denir ve yapılması istenen istenen hareketi oluşturmak için aktif olarak çalışırlar.Yani hareketi yaptıran diğer kaslara ve esas hareket etttirici kasların hareketini tamamlayan kaslar sinerjist ( synergist ) kas, aynı eksene göre aksi hareketi yaptıranlara da antagonist kas denir.Havalı Yatak
Antagonist kaslar düzgün oluşumunu sağlar.Sabitleyici kaslar, hareketler ekstremitenin distal kısmından olurken ,ekstremitenin proksimal kısımlarını sabitler.Aynı kas değişik durumlarda esas hareket ettirici, antagonist,sinerjist veya sabitleyici olabilir. İnsan günlük yaşantısında yaptığı, yürüme , koşma, oturma, yük taşıma vb. tüm hareketlerde farklı vücut düzlemleri içinde hareket eder.
Vücut düzlem 3 e ayrılır Bunlar ;
Sagital Düzlem : vücudu sağ ve sol olarak ikiye bölen düzlemdir.Kafa, kalça, parmaklar, havalı yatak diz ve dirsekler ,sagital düzlemde fleksiyon,ekstansiyon ve hiperekstansiyon hareketlerini yapar.
Frontal Düzlem : Vücudu ön ve arka olarak ikiye bölen düzlemdir.Bacaklar,kollar, parmaklar ve ayaklar frontal düzlemde abdüksiyon , addüksiyon, eversiyon ve inversiyon hareketlerini yapar.
Transvers Düzlem : Vücudu alt ve üst olarak ikiye bölen düzlemdir.Ayaklar, kalça, diz, kol ve önkol transvers düzlemde pronasyon, supinasyon,,internal rotasyon, eksternal rotasyon, dorsofleksiyon ve planter fleksiyon hareketlerini yapar.
VÜCUT MEKANİĞİ VE HASTANIN HAREKET ETTİRİLMESİ - HAVALI YATAK
Sağlık bakım uygulamalarının önemli parçalarından birini oluşturan vücut mekaniği, kas-iskelet ve sinir sistemi ( havalı yatak ) koordinasyonu açıklamak için kullanılan, oldukça geniş bir terimdir.Vücut mekaniği, kas gruplarının Havalı Yatak neden ve nasıl çalıştığını açıklayan, organizma üzerindeki etkilerini tamamlayan bir ifadedir.
İnsan vücudun oluşturan eklem kas, kemik ve sinirlerin diğer sistemlerle işbirliği halinde çalışmasını öğreten bilime vücut mekaniği denir.
Birey, duyguların dışa vurulması, kendini savunma, "havalı yatak çeşitleri" günlük ihtiyaçlarının karşılanması gibi pek çok nedenle hareket eder.Bu hareketler kas, iskelet ve sinir sisteminin birlikte çalışması sonucu düzgün, uyumlu ve amaçlı hareketlerdir.
Kas ve iskelet hareketleri, sağlıklı bir bireyde normal yapıdadır ve işlevlerini normal biçimde sürdürür.Ancak kas-iskelet ve sinir sistemi hastalıklarında, kırıklarda, eklem travmalarında uzun süren hareketsizlik ya da pozisyon bozuklukları ortaya çıkabilir.Sağlık bakım personelleri, uygulamaları sırasında uygun vücut hareketlerini kullanabilmek için havalı yatak hareketin düzenlenmesini, hareket sırasında kas-iskelet ve sinir sistemi koordinasyonu anlamak zorundadır.Günlük yaşamlarında ve hasta bakımında vücut mekaniği ilkelerine uygun hareket etmelidirler.Böylece olası zorlanma, incinme , travma ya da sakatlanmalar önlenebilir.
HAREKETSİZLİĞİN ORGANİZMA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Farklı nedenlerle bireyin yatak istirahatine alınması, geçici ya da kalıcı hareket kaybı gibi 'havalı yatak' durumlarda yalnızca kas-iskelet sistemi etkilemez.Dolaşım, solunum gibi pek çok sistemin işlevleri etkilenir.Bu etkiler genel olarak fizyolajik, pisikososyal ve gelişimsel etkiler olarak incelenir.Havalı Yatak Çeşitleri
Fizyolojik Etkiler : Hareketin azalması ile birlikte bazal metabolizma hızı da yavaşlar.Bu durum, vücudun hücresel işlevlerin yaşlanmasına ve artık ürünlerin birikmesine neden olur.Hareketsizlikle birlikte besin gereksinimi de azalır ve iştahsızlık , hazımsızlık, bulantı, kilo kaybı ya da kilo alma gibi problemler ortaya çıkabilir.
Hareketsizlik ile birlikte kaslarda atrofiler gelişir.Solunum sırasında kullanılan diyafragma ve interkostal kasların zayıflaması solunumu olumsuz etkiler.Akciğerleri saran göğüs kafesinin ve akciğerlerin, hefes alma sırasında yeterince genişleyememesi etkisiz solunum yapılmasına, akciğer ve solum yollarında sekresyon birikmesine neden olur.Bu durumda hem doktorların oksijen ihtiyacı karşılanmaz hemde biriken sekresyonda bakteriler çoğalmaya başlar.Bu durum, solunum yolu enfeksiyonları için uygun bir ortamdır.
Uzun süren yatak istirahatinde, otonom sinir sisteminin işlevleri yavaşlar.Kalbe venöz kan akımı yavaşlar ve ( havalı yatak ) ve kalbin atım gücü azalır.Kan basıncı düşüktür.Birey ani olarak yataktan katlığı zaman , baş dönmesi ve bayılma hissi ortaya çıkabilir.Ortostatik hipotansiyon olarak adlandırılan bu durum, çoğunlukla uzun süren yatak istirahatlerinden sonra ortaya çıkar.
Uzun süren sırt üstü yatış pozisyonunda, kalbin yükü artar.Kalp, atım gücünü artırmak zorunda kalır.Özellikle kalp yetmezliği olan bireylerde , bu durum bir sorun yaratabilir.
Hareketsizliğe bağlı kasların zayıflaması sonucu , alt ekstremitelerde , venlerin çevresindeki kasların kasılma işlevleri azalır.Bu durum venöz dönüşün yavaşlamasına neden olur.Ven içindeki kan durgunlaşır, yani staz oluşur.Venöz staz özellikle trombüs oluşmasına neden olur ve emboli riskini ortaya çıkarır. Eklem çevresinde meydana gelen kas atrofileri eklem hareketlerini sınırlandırır.Eklem bölgesinde bulunan ligamentler kısalır.Bu duruma kontraktür denir.Kontraktürler dirsek, el ve ayak bileğinde oluşabilir ve ekstremite Havalı Yatak deformitelerine neden olabilir.Örneğin uzun süre yatan hastada aşil tendonun kısalması sonucu, hasta tüm ayak tabanını yere basamaz , ayak kontraktürü gelişir.
Uzun süren yatak istirahatleri, vücudun belli bölgelerinin basınç altında kalmasına ve kan dolaşımının yavaşlaması sonucu basınç yollarının oluşmasına neden olabilir.Basınç yaraları ile bilgi yara ve yara bakımı bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Hareketsizlik sonucu böbreklerde ve idrar yollarında idrar birikir.Böbrek fonksiyonlarının havalı yatak yavaşlaması ile birlikte kanda bulunan kalsiyum çökmeye başlar ve üriner sistem taşları meydana gelir .Taşlar, özellikle idrar yollarında tıkanmaya ve enfeksiyon oluşmasına neden olur.Havalı Yatak
Hareketsizliğin diğer etkisi ise bağırsak hareketlerini yavaşlatmasıdır.Bunun sonucunda konstipasyon ortaya çıkar.Konstipasyonun tedavi edilmemesi, dışkının sertleşerek fekal tıkaç oluşturmasına neden olabilir.
Psikososyal Etkiler : Alçı gibi nedenlerle hareketin geçici olarak sınırlandırılması ya da felç gibi nedenlerle hareketsizliğin kalıcı olması bireyi bir başkasına bağımlı hale getirir.Fiziksel olarak bağımlı olan birey sosyal rollerini yerine getirmeme kaygısı yaşar. Bu nedenle daha sinirli ve saldırgan olabilir.Yatak istirahatinın uzamsı, hastalığın tanısı, "havalı yatak" tedavi ve prognozu hakkında bilgi verilmemesi , sonucu birey gelecek için kaygılanır.kendisini çaresiz, umutsuz, yalnız hisseder. Deprasyon yaşayabilir.Her birey birbirinden farklı olduğu için her bireyin hareket kaybına verdiği tepki de birbirinden farklıdır.Anksiyete, öfke, uykusuzluk gibi farklı tepkiler ortaya çıkabilir.
Gelişimsel Etkiler : Bazı duruş ve hareket problemleri doğumsaldır (konjenital ).Bu problemlerin düzeltilmesi için ya da kırık gibi sonradan "havalı yatak çeşitleri" oluşan problemlerin tedavisinde uzun süren yatak istirahatleri önerilebilir.Bu durumda, çocuğun motor gelişimi yavaşlar. Yaşlanma ile birlikte kas tonusunun azalması, osteoporoz, cilt kuruluğu, deri altı yağ ve kas dokusunun azalması gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle yaşlı bireylerde hareketsizliğin olumsuz ( Havalı Yatak Fiyatları ) etkileri daha çabuk görülür.
SOLUNUM SİSTEMİ & HAVALI YATAK
Solunum sistemi ; solunum olayını ve kan ile atmosfer havasındaki gaz değişimini gerçekleştiren sistemdir.Etkin solunum yapılması sonucunda, hücre seviyesinde yeterli oksijenlenme gerçekleşmekte ve karbondioksit ile birlikte selüler artıklar da kan dolaşımı ve akciğerler yoluyla vücuttan atılırlar.Solunum sistemi mekanik ventilasyonu ve kas-iskelet sistemi ile kan dolaşımını sağlayan kardio-vasküler sistem ( Havalı Yatak ) fonsiyonları ile doğrudan bağlantılıdırlar.Oksijen atmosferden alınıp hücrelere iletilmesi, solunum ve dolaşım sisteminin iyi çalışmasına bağlıdır.Solunum sisteminin temel fonksiyonu, vücudun ihtiyacı olan oksijeni almak ve atık madde olan karbondioksiti dışarı atmaktır.Solunum aktivetesi, nefes alma (inspiryum )
akciğerlerde O2 alış –verişi ,O2 nin tüm dokulara taşınması ( Havalı Yatak ) ve atık gazların dışarı atılması ( ekspiryum ) işlemlerini içerir.
DERİBÜTÜNLÜGÜNÜN BOZULMA NEDENLERİ & HAVALI YATAK ÇEŞİTLERİ
Hareketsizlik: sağlıklı bir birey, sık sık pozisyon değiştirir. Ancak felç,ayak ve bacak kırıkları, hareketi engelleyen diğer hastalık durumlarında birey uzun süre aynı pozisyonda kalabilir. Hareket ettirilmeyen kısımla basınç altında kalır .cildin kanlanması bozulur,doku yıkımı gelişir.
Duyu bozukluğu: Paralizi, dolaşım yetmezliği,doku iskemisi ve yıkımı gibi nedenlerle sinir iletimi bozulabilir. Kişi sıcak, soğuk, batma ya da sürtünmeyi anlayamaz ve sonuç olarak deri bütünlüğü bozulur.
Derinin sıcak ve ıslak kalması:Derideki salgı ve atıklar, mikroorgr-anizmaların yerleşmesi ve çoğalması için uygun ortam oluşturur. Nemli ve ıslak deri, epidermis hücrelerinin yumuşamasına , tahriş olmasına neden olur. Bakterilerin çoğalması için uygun bir ortamdır.
Ter, sebum gibi vücut salgılarının, idrar feçes gibi vücut atıklarının deriden uzaklaştırılması, deri bütünlüğünün bozulmasını engeller.
Mekanik araçlar: Ortopedik malzemelerin basısı, alçı,
havalı yatak çeşitleri bandaj, pansuman ya da sıkan giysiler deri bütünlüğünüm bozulmasını engeller .
Kimyasal yada Fiziksel Madde İle Temas: Bu maddeler çoğunlukla ciltte yaralara ve yanıklara neden olurlar. Bu maddeler ile temas edilmesi halinde, öncelikle giysiler ya da medde hemen deriden uzaklaştırılmalıdır.
B. DERİ PROBLEMLERİ
Herpes: Virütik nedenlerle, deride içi su dolu, küçük kabarcıkların oluşması durumudur. İki tipi vardır.: herpes simpleks ve zona zoster. Herpes simpleks (uçuk) çogunlukla, mukoza ile cildin birleitiği yerlere yerleşir, virütik bir infeksiyondur. Stres, soğuk algınlığı gibi vücut direncini düştüğü durumlarda ağız ve burun çevresinde görülür. Hafif ödemli kızarıklık ile birlikte, küçük veziküller oluşur. Bu veziküller, temiz ve kuru tutulmalıdır. Bulaşıcı olduğu için öpüşme gibi yakın temastan kaçınılmalıdır.
Ürtiker(Kardeşen): Kızarık, büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, kaşıntı ve değişen, kaşıntı ve yanma ile birlikte görülen durumdur. İlaçlar, besinler, böcek ısırması, bazı sistemik hastalıklar nedeni ile görülebilir.
Fronkül (Kan çıbanı):Kıl diplerinin enfekte olması sonucu görülür.
Akne (Sivilce):Yağ bezlerinden salgılanan sebum, oksijen, toz, kir ile birleşerek komedon (siyah nokta) oluşmasına neden olur. Komedon, yağ kanallarını tıkar ve enfekte olması sonucu akne oluşur. Çoğunlukla, yüzde ve havalı yatak boyun, sırt ya da omuzda görülür. Oluşmasını engellemek için cilt temiz tutulmalıdır, özellikle yağlı besin maddelerinden kaçınılmalıdır.
Uyuz (Skabies):Deri içine yerleşen bir asalaktır. Deride oluşan lezyonlar, çok kaşıntılıdır. Kaşıntı gece ortaya çıkar. Lezyonlar, çoğunlukla koltuk ve meme altında , parmak aralarında, karıda ve genital bölgede görülür. Bulaşıcıdır, yakın temastan kaçınılmalıdır. Tedavi için, özel solüsyonlarla vücut temizlemeli, tüm giysiler kaynatılmalı ve ütülenmelidir.
C. DERİNİN TEMİZLENMESİ
Bayı bireyin hijyenik bakımının önemli bir parçasıdır. En önemli amacı temizliği sağlamaktır. Ayrıca, vücudu artık maddelerden arındırır,kötü kokuları önler, bireye rahatlık ve güven duygusu verir.
Banyo yapmanın ya da yaptırmanın amaçları şu şekilde sıralana bilir;
_Deri temizliğini sağlamak ( enfeksiyonları önlemek) .
_bireyin rahatlamasına yardım etmek,
_kan dolaşımını uyamak,
_Solunum hız ve derinliğini uyarmak,
_derinin uyarılması ve kasların gevşemesini saglamak
_beden imajını korumaya yardım etmek,
havalı yatak fiyatları
_bakım verici ile hasta arasında iletişimi sağlamak,
_banyo sırasında kas ve eklemlerin hareket ettirilmesi ile, kas tonüsünün ve eklem fonksiyonlarının korunmasına yardım etmek.
Banyo sırasında:
_bireyin gizliliğinin korunmasına
_hasta güvenliğinin sağlanmasına
_bireyin üşütmemesine
_hastanın bağımsızlık duygusunun geliştirmesine
_hastanın fiziksel ve psiko-sosyal yönden gegerlendirilmesine dikkat etmelidir.
Banyolar, uygulama amacına göre ikiye ayrılır:
Bireyin isteği ya da bakım vericinin gerekli gördüğü durumlarda uygulanır.
a)yatak içinde tam banyolar
b)lokal (kısmi)banyolar
2.tedevi edici banyolar;hekim istemi ile gerçekleştirilen , banyo suyunun içine tedavi edici, lokal etkili ilaçların eklendiği banyolardır.
a) ısı banyoları
b)ilaçlı banyolar
a. Temizleyici Banyolar
Tam yatak banyosu; genellikle, temizleyici amaçla uygulanan banyolardır. Yatak banyoları, yatağa bağımlı ya da bilinçsiz hastalara, güçsüz bireylere, tüm vücudun silinmesiyle uygulanan silme banyolardır. Bazı nedenlerle, hastanın yatağa bağımlı olduğu, fakat yatak içinde gereksinimini karşılayabildiği durumlarda da bu tip banyolar tercih edilir.
Temizlik amacıyla verilen banyolarda mutlaka bireyin tercihlerl göz önüne alınmalıdır. Kullanılacak malzemeden, banyonun zamanına kadar tüm konularda görüşü alınmalıdır.
Yatağa bağımlı bireylerde vücut, salgı ve atıklarla kirleniyorsa her gün bakım verilmeli, fakat derinin kurumaması saglanmalı, nemlilik sürdürülmelidir. Bu amaçla, nemlendirici losyonlar kullanılmalıdır. havalı yataklar
Kısmi yatak banyoları:tüm yatak banyosunun tolere edilmeyeceği ya da ihtiyaç olmadığı durumda belli bir bölgenin silinmesiyle yapılır. Kısmı vücut banyosu, el, yüz, koltuk altı,perine ve sırt gibi vücut bölgelerinde uygulanır. Özellikle hastanın kendisini rahatsız hissettiği ve vücut kokularının olduğu durumlarda tercih edilir. Bakım verici, yapabilen hastalarda yardım edici pozisyonda, yapmayan hastalarda uygulayıcı roldedir.
Küvet Banyoları: yardımsız ya da az bir yardımla banyoya girip çıkabilen hastalarda tercih edilir. Tedavi ya da temizleyici amaçla tercih kullanılabilir. hem hasta hem de bakım verici için yatak banyosundan daha kolaydır.
Bakım verici, çoğunlukla yardımcı pozisyonundadır. Fakat hastanın emniyeti için (düşme, kayma) gerekli önlemleri almaktan sorumludur. Toplumsal alışkanlık ve kültürümüz gereği küvet banyoları pek tercih edilmez. Çoğunlukla, yürüme yeteneğini kaybetmiş ya da omurilik felci hastalarda uygulanan banyolardır
Tedavi amacı ile de kullanılır. Bu amaçla kullanılan banyolar, hasta için organize edilmiş özel banyolar olmalıdır. Küvette, otuma ve tutunma yerleri bulunmalıdır. Banyoda en fazla 20 dakika kalınmalı, ve he beş dakikada bir kontrol edilmelidir.
Duş Banyo: En sık tercih edilen banyo tipidir. Duş banyo, hastanın hareket edebildiği ve hareket etmesinde bir sakınca olmadığı durumlarda tercih edilir. Hasta ayakta durarak banyo yapar. ancak kaymalara havalı yatak ve düşmelere karşı önlemleri alınmalı, banyo bu bicimde düzenlenmelidir. Duş içinde otuma ya da ayakta durma sırasında ,hastanın tutunabileceği ya da destek alabileceği yerler olmalıdır.
2 uzun süre ayakta duramayan hastalar için oturma bölümü olmalıdır hastaları özellikle yürüyemeyen hastaların sandelyeden küvet içine alınması için sabit yada taşınabilir taşıma sistemi kullanılmalıdır.
DERİ VE EKLERİ
DERİ :Vücudun dış sınırını oluşturan ,iç ortamı dış ortamdan ayıran ve önemli duyu duyu organı olan bir yapıdır. Deride duyu reseptörleri çok yaygın bir şekilde bulunur, bu nedenle ağrı, ısı, dokunma, basınç, gıdalanma gibi duyular deriden alınır. Derinin ortalama kalınlığı 1-2 milimetre kadardır. Derinin dış yüzünde sulci cutis denen oluklar , eristae cutis denen kabartılar vardır. Hareketli yerlerde bulunan oluklar daha derindir. El ve ayak parmaklarının ucundaki kabarık kısımlara toruli tactiles adı verilir ve parmak izi olarak tanımlanır. Her bireyde ve bireyin bütün parmaklarında farklıdır.
Derinin işlevleri : vücudu mekanik , fiziksel , kimyasal ve biyolojik bütün etkenlere karşı korur. Genel duyu organıdır. Dermis tabakasındaki sinir uçları ile sıcak ,soğuk, basınç acı gibi duyu ve tehlikeleri hisseder. Solunuma yardımcı olur. Terleme işlevi ile boşaltım organı gibi görev yapar. Vücut sıcaklığını düzenler. Evoporasyon ile ısıyı kaybetme yanında, soğukta vazokonstrüksisyon ile ısı kaybını azaltır
havalı hasta yatağı
. Yani ısıyı korur ve sabit tutar. Ultraviyole ışınlarının etkisi ile epidermiste D vitamini, sentezlenir. Güneş ışığı ile, temas sonrası epidermis hücrelerinde meydana gelen kimyasal değişim sonucu , kalsiferol D vitamini, kalsiyumun emilmesine yardımcı olur. Deriye sürülen bazı maddelerin emilimi gerçekleşir. Mikropların vücuda germesine engel olur. Ter ve yağ bezleri ile atık maddelerin atılımını sağlar. Terle birlikte, az miktarda, inorganik tuzlar ( NaCI) GİBİ ve organik birleşenler de üreamonyakgibi atılır.
DERİ ;Dışta epidermis , ortada dermis ,içte hypodermis olmak üzere üç ana tabakadan oluşur.
1.Epidermis; çok katlı yassı epitelyum hücrelerinden meydana gelmişdir. Epidermis dıştan içe doğru; stratum corneum, stratum lucidum, stratm granulosum, stratum spinosum stratum basale denoluşmuştur.
Korneum tabakası kabuk şeklinde çekirdeksiz epitelyum hücrelerden meydana gelmiştir. İçlerinde bol miktarda keratin vardır. Zamanla canlı hücrelerden ayrılarak dökülürler. Deriye rengini epidermiste bulunan melanin pigmenti verir.
Lusidum tabakası epidermisin çok kalın oldugu bölgelerde bulunur. Bu tabakanın hücreleri elaidin içerir.
Granulorum tabakası 4-5 kat yassı hücrelerden meydana gelmiştir. Bu tabakanın hücrelerde keratohyalin adı verilen tanecikler bulunur ve bu hücreler bölünmezler.
Spinoz tabaka en derin tabakayı oluşturur. Bu tabakanın hücreleri silindir şeklindedir ve sürekli bir şekilde bölünürler, oluşan yeni hücreler eski hücreleri yukarı doğru iter, yüzeye gelen bu hücreler çekirdeklerini kaybederler. Bu hücrelerin içinde kerati vardır.
2. Dermis (corium); kollagen ve elastik liflerden yapılmış bir tabakadır, arada
havalı yatak kiralama
bag dokusu hücreleri bulunur. Dermis tabakasının kalınlıgı bulundugu yere göre farklılık gösterir, ortalama kalınlıgı 0,3-3 milimetredir.göz kapakları, penis ve labium majus pudenti derisinde en ince.el ayası ve ayak tabanında en kalın tabakadır.
Dermis tabakasının epidermistem ayrıldığı yerde girinti ve cıkıntılar vardır. Bu çıkıntılara papilla denir. Elastik ve kollagen liflerin etkisiyle deri esneyebilir ve gerilebilir, etken ortadan kalkınca eski haline döner.kollagen lifler deride lnger çizgileridenen ekstremitelerde uzunlamasına,gövdede dairesel uzanan çizgileri yaparlar.
Dermis yüzeyden derine doğru stratumpapillere ve stratum reticulare olarak iki tabakadan oluşur. Papiller tabakada çok miktardasinir sonlanması ve damar vardır. Dokunma duyusu ile ilgili olan meissner cisimcikleri papillalariçinde bulunur.
Rettikülertabaka papillalar tabakanın altındaki tabakadır. Bu tabakada kıllar (pili) düz kas lifleri (m. Arctor pili), ter bezleri(gl.sudoriferae),yag bezleri(gl.sebaceae), kollagen ve elestik lifler bulunur. Dermisteki ter bezleri dudaklar hariç tüm vücuda yayılmıştır ve dermisteki kılcal damar ağı ile beslenir.yağ bezleri ise sebum denilen bir salgı salgılarlar ve bunu kıl köklerine akıtırlar. Bu madde derinin kurumasını önler ve saca parlaklık verir. Adölesan döneminde fazla salgılandıkları için aknelere yol acarlar. HAVALI YATAK
3. hipodermis; yağ dokusu ve gevşek bağ dokusundan oluşmuştur. Deri ile kasları örten zar arasındaki tabakadır. Dermis tabakasından daha kalın bir tabakadır.
2 DERİ EKLERİ
1. KILLAR ( PİLİ): Epidrmisten menşe alırlar. Bir kıl; radix pili denen bir kök ve scapus pilidenen bir kıl gövdesinden meydana gelmiştir. Kıl kökü drinin drmis tabakasında, kıl gövdesi derinin üstündedir. Kıl kökü folliculus pili nin
içinde bulunur.M.arrector pili denen düz kas liflerinin bir ucu epidermise, diger ucu kıl folikülüne tutunur. Bu lifler sempatik sinir sistemi ile inerve edilir. Kıllar vücuttaki yerlerine göre isim alırlar.
2 TIRNAK ( UNGUİS ) Epidermisten menşe alırlar. El ve ayak parmaklarının son falankslarının dorsal tarafında bulunan boynuzsu plakalardır. Tırnakların bir serbest yüzleri, birde corium tabakasına tutunan alt yüzeyleri vardır.tırnak ,kökü tırnak
gövdesi, tırnak ucu olarak üç kısımda incelenir. Tırnağın kökünü ve yan havalı yatak taraflarını örten deri kıvrımına vallum unguis, tırnak kökünün önündeki beyaz renkli yarımay şeklindeki kısma lunula unguis denir. Tırnağın oluşmasını ve uzamasını kalın hücre tabakası matrix unguis sağlar.
3 TER BEZLERİ : Deride dermis ve hipodermis tabakasındabulunurlar. Gövdelerinde corpus sudoriferae , dışarı açılan kanallarına ductus sudoriferae , kanallarının deri yüzeyiğne açılan deliklerine porus sudoriferae denir. Ter bezleri salgılarına göre erkin ve apokrin olmak üzere iki gurupta incelenirler. Erkin bezler asidik salgı yaparlar ve dudak kenarları , clitoris,glans penis , tırnak yatakları dışında tüm vücut derisinde bulunurlar. Apokrin bezler ise koltukaltı, anal ve genital bölge derisinde bulunurlar,havalı yatak
NABIZ Kalbin sol ventrikülün kasılması sonucu kan aorta aracılığı ile arterlere atılır. Arterlerin genişlemesi ve kasılmasına neden olan ritmik atımların yüzeysel arterlerden hafif vurular halinde , el ile hissedilmesine nabız denir. Hemşire nabız değerlendirmesini yaparken kalp, kalbin çalışması , anatomi ve fizyolojosini, nabzı etkileyen faktörleri bilmelidir. Kalbin kasılmasını sağlayan uyarılar, sağ atriumda vena cava süperiorun hemen altındaki sinoatrial nodülünden çıkar ve uyarı sayısı normalde
havalı hasta yatağı
dakikada 60-100 dür. Sinoatrial nodülünden çıkan bu uyarılar,önce sağ atriumdan başlamak üzere her iki atriuma yayılır ve önce sağ atriumdan başlamak üzere her iki atriuma yayılır ve önce atriumların , sonra ventrikülerin sistol üne kasılmasına neden olur. Erişkin bireylerde sol ventrikülün her kasılmasında, yaklaşık 60-70 ml ( strokevolüm) kan, aorta aracılığı ile perifere gönderilir. Atriumların ve ventriküllerin sistolden sonra gevşemelerine ise diyastol denir.
HAVALI YATAK VE HAVALI HASTA YATAĞI
NABZIN ÖZELLİKLERİ Vücudun fizyolojik durumu , hastaların fizyoloji üzerine etkisi hakkında bilgi veren nabız, hız, ritim, volüm, simetrik alanlarda eşitliği açısından değerlendirilir.
Nabız Hızı :Kalbin bir dakikadaki atım sayısıdır. Erişkinler için normal nabız hızı dakikada 60-100 atımdır. Nabız hızı değerlendirilirken , bireyin yaşına göre normal nabız sayıları bilinmelidir. 5. Yaşın küçük olanların nabız sayısı daha fazla iken , yaşla birlikte nabız sayısında azalmalar görülür. Kalp hızının erişkinler için dakikada 100 ün üzerinde olmasına taşikardi , dakikada 60 ün olmasın aise, bradikardi denir.
Nabız Ritmi :Kalp, normal olarak birbiri ardına ve düzenli aralıklarla kan pompalar. Hissedilen kalp atımları arasındaki süre düzenli ve birbirine eşittir. Buna düzenli ( regüller ) nabız denir. Atımlar arasındaki sürenin kısa ya da uzun olması veya bazı atımların alınmaması ritim bozukluğu aritmi olduğunu gösterir. Kalbin yaptığı zayıf atımlar perifere yansımadığı için periferal nabızda bir düzensizlik ortaya çıkar. Bu durum, defisit olarak isimlendirilir. Defisit tespiti
Havalı Yatak için apikal ve radial nabız ölçümü birlikte yapılmalı ve aralarındaki fark değerlendirilmelidir. Genellikle bu değerlendirme iki kişi ile yapılır. Aynı anda, birinci kişi radial nabzı sayar.
Nabız Hacmi ( dolgunluğu ) :Sol ventrikülünün her kısalmasında , perifere gönderilen kan miktarı , nabzın dolgunluğunu belirler. Nabzın dolgunluğu ve dolgunluk derecesi , sol ventrikülün kasılma gücünü yansıtır. Normalde nabız dolgundur ve kolay palpe edilir. Bazı durumlarda nabzın dolgunluğu değişir Kan volümü artığında kanın kanın arter duvarına yaptığı basınç artacağı için nabız daha dolgun hissedilir. Buna dolgun nabız denir. Bazen nabız , çok hızlıdır ve parmaklar arasında zor hissedilir. Parmakların hafif basıncı ile kaybolabilir. Bu ise filiform ( ipliksi ) nabız olarak isimlendirilir. Genellikle nabız sayısı 130 un üzerindedir. Şok, kalp yetmezliği, kanama ya da aşırı sıvı kaybı durumunda filiform nabız sayısı oluşabilir.
Nabız hızını Etkileyen Faktörler : Egzersiz :Fiziksel aktivitenin artması ile birlikte kalp atımı hızı daha da artar. Egzersizle oluşan hızlı nabız , egzersiz sonra tekrar normale döner. Bu nedenle bireyin nabız hızı, fiziksel aktiviteden hemen sonra ölçülmeli, bireyin dinlenmesi için en az 20 dakika beklenmelidir. Egzersiz, postural değişiklikler , kan volümünün değişmesi havalı yatak
ve sempatik aktivite vb. durumlar nabız hızında değişikliklere neden olur. Kısa süreli egzersiz nabzın hızını artırırken , uzun süreli egzersizler kalp kasını güçlendirdiği için kalp hızı normalden yavaştır.
Yüksek Ateş : yüksek ateş metabolik hızı artırarak , nabız hızını artırır. Vücut ısısındaki her 0.6 C lik atış, nabız hızınıda 10 atım artırır. Hipotermide ise nabız hızı azalır.
Duygusal Durum : Akut ağrı, korku ve anksiyete, sempatik uyarı oluşturarak nabız hızını artırır.
Kronik Ve uzun süren ağrı :Uzun süren ve kronik ağrı, parasempatikleri uyararak nabız hızını azaltır.HAVALI YATAK
İlaçlar : Bazı ilaçlar nabız hızını etkiler. Örneğin, dijital ve betablokerler kalp atım hızını azaltırken , atropin artırır.
Yaş :Nabız hızı , yenidoğandan, puberte ve erişkine doğru azalır. Yeni doğmuş bebeklerde nabız hızı dakikada 100-160 iken erişkinlerde, 60-100 arasındadır.
Metabolizma Hipertroidizm ya da kardiomiyopati gibi hastalıklar nabız hızını artırırken, hipotroidizm nabız hızını azaltabilir. Yemeklerden sonra sindirim süreciyle birlikte nabız hızı da bir miktar artar.
HAVALI YATAK
Kanama Kan kaybı sempatik uyarım nedeniyle nabız hızını artırır.
Postural değişiklikler Ayakta durma ya da oturma nabız hızını artırırken , uzun süre yatma nabız hızını azaltır. Vücut yapısı da nabzı etkiler. Kısa ve şişman kişilerin nabzı , uzun boylu zayıf kişiden daha fazladır.
Tansiyon Tansiyonun azalması durumunda nabız hızı artacaktır.
SİNDİRİM SİSTEMİ : Ağız yolu ile vücuda alınan besinler, sindirim sistemine ait organlarda fiziksel, kimyasal ve değişikliklere uğrarlar ve moleküllerine ayrışırlar. Moleküllerine ayrışan bu besin maddeleri , bağırsaklardan emilerek kan dolaşımına geçerler, bu olaya sindirim, sindirim işini yapan bütün organlara da sindirim sistemi denir. Sindirim sistemi, ağız ile anüs arasında uzanan, kas ve zarlardan yapılmış bir boru ve sindirim bezlerinden oluşur.
SİNDİRİM SİSTEMİ ANATOMİSİ & HAVALI YATAK
Ağız boşluğu ( cavum oris ) sindirim işleminin ilk yapıldığı yerdir. Ağız boşluğu, yanlarda yanaklar üstte sert ve yumuşak damak önde dudaklar, altta ağız döşemesi, ile sınırlıdır. İçinde dişler ve dil bulunur. Ağız boşluğu iki kısımda incelenir.dudaklar, yanaklar ile dişler arasında yer alan kısım vestibulumoris, dişlerin iç tarafında kalan kısmı ise cavum orisproprium olarak isimlendirilir. Damak (palatum ) ağız boşluğunun tavanını yapar ve ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır . sert damak ve yumuşak damak olmak üzere iki kısımda incelenir. Sert damak ( palatum durum ) kemikten yapılmış üstünde damak bezleri bulunan ve mukoza ile
havalı yatak
kaplı yapıdır. Yumuşak damak ( palatum molle ) sert damağın arkaya doğru uzantısıdır. Kas ve zarlardan yapılmış üzerinde seröz ve mükoz bezler bulunan yapıdır. Yumuşak damağın arka ortasındaki küçük dil ( uvula ) vardır. Yumuşak damaktan dile ve farinkse birer plika uzanır. Bu iki plika arasındaki çukurlukta bademcikler bulunur. Dil (linguae ) kas ve zarlardan yapılmış yutma ve konuşma organıdır. Dilin radiks denen bir kök kısmı, corpus linguae denen bir gövdesi ve apexlinguae denen bir ucu vardır. Dil, mukozasının üstünde tat tomurcukları bulunur. Dişler ( dantes ) diş çukurları ( alveol ) içine yerleşmiş besinleri koparmaya ve öğütmeye yarayan organlardır. Dişler, süt dişleri ( dantes decidui) ve daimi dişler ( dantes permanentes ) olmak üzere iki grupta incelenir. Bir dişin ; diş tacı (corona dentis ) , diş boynu ( collum dentis ) ,diş kökü (radix dentis) olmak üzere üç kısmı vardır.
Diş tacı , mine tabakası ile kaplıdır, altında dentim tabakası bulunur. Dişin damar ve sinirleri kökte bulunan deliklerden içeri girerek , pulpa dendiste dağılırlar. Farinks ; yutak kafa tabanından altıncı boyun omuruna kadar uzanan kas ve zarlardan yapılmış bir organdır. Önde burun boşluğu , ağız boşluğu, larinks ile bağlantılıdır ve yemek borusu ile deva eder farinks havalı hasta yatağı
burun bölümü ağız bölümü ve gırtlak bölümü olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Yemek borusu olan özefagus ( oesophagus ) farinks ile mide arasında uzanan kas ve zarlardan yapılmış boru şeklinde bir organdır. Dıştan içe doğru tunica mucosa, tunica muscularis, tunica subcumosa, tunica mucosa kasları ile kaplıdır. Yemek borusu altıncı boyun omuru hizasından başlar , göğüs boşluğunda , omurganın önünde , soluk borusunun arkasında ilerleyerek diyafragmadaki yarıktan geçer ve midenin kardiası ile birleşir.
Mide (gaster, ventriculus ) sindirim sisteminin özefagus ile duodenum arasında kalan kısımdır. Midenin iki yüzü ( paries anterior ve posterior ) iki kenarı curvatura ventriculi majör ve curvatura ventruculi minör ve iki deliği ostium cardiacum ve ostium pyloricum vardır. Mide , sol hypochonadrium epigastrium ve umblical bölgede , pilor hariç orta çizginin sol tarafında bulunur. Ostium cardiacum ; mideyi oesephagus ile ostium pyloricum ise mideyi duodenum ile birleştirir. Mide ; pars cardiaca , fundus gastricus ,corpus gastricum pylorus olmak üzere dört bölümde incelenir.
İnce bağırsaklar ;sindirim sisteminin kanalı valva pyloricum dan valva ileocaecalis e kadar olan kısmıdır. Sindirim işlemi ince bağırsaklarda tamamlanır ve emilimin büyük bir kısmı burada olur. İnce bağırsaklar, duodenum, jejunum ve ileum olmak üzere üç kısımda incelenir.
Kalın bağırsaklar , sindirim kanalında valva ileocaecalis den anüs e kadar olan kısmıdır. Kalın bağırsakların havalı yatak kiralama
üzerinde teniae coli, teniae mesocolica, teniae libera adı verilen sıklaşmış, düz kas lifleri vardır. Düz kas lifleri aralarında kalan şişkin kısımlara ise hautra coli adı verilir. Kalın bağırsakların dış yüzeylerinde, appendices epiploicae adı verilen içi yağ dolu kesecikler vardır. Kalın bağırsaklar, caecum , colon ascendens,colon sigmoideum, rectum olmak üzere altı kısımda incelenir. Rektum un iç yüzü mukoza ile kaplıdır. Kalın bağırsaklar plica transversalis ismi verilen üç tane plika vardır. Bu plikalar bağırsak dolu iken de kaybolmazlar. En belirgin olanlardan bir tanesi, sağda ve periton un bağırsağın dış yüzünde, mesaneye veya fornix vaginaya atladığı yükseklikte bulunur. Buna kohlrausch plikası veya plica transversalis media denir. Diğer iki plika sol tarafta bulunur. Karaciğer, (hepar ) vücudun en büyük bezidir. Karın boşluğunda sağ hipikondrium , epigastrium ve bir miktar sol hipokondriumda ve diyafragmanın altına yerleşmiş durumdadır. Ortalama ağırlığı 1500 gram kadardır. Karaciğerin, lobus hepatis dexter lobus hepatis sinister , lobus guadratus, lobus caudatus olmak ( Havalı Yatak
)üzere 4 lobu vardır. Sağ ve sol lobu ; diafragmatik yüzde ligamentum falciforme hepatis, visseral yüzde ligamentum tereshepatis ve ligamentum venosum birbirinden ayırır. Karaciğere giren ve çıkan oluşumların bulunduğu yere karaciğer kapısı denir. Burada , arteria hepatica , propria, vena portea, ductus hepaticus, plexus hepaticus ve hepatik lenf düğümleri bulunur.HAVALI YATAK
SİNDİRİM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ
Organizmanın yaşamını sürdürebilmesi, büyümesi ve gelişmesi için enerji gereklidir. Gerekli olan bu enerji de besin maddelerinden sağlanır. Sindirim sisteminin fonksiyonu , vücuda alınan gıda maddelerini mekanik ve kimyasal olarak parçalamak ,sindirim, basit moleküllerle ayrıştırıp, gerekli ve yaralı olanlarını kan dolaşımına emmektir. Gereksiz olan ve görevi biten atıklar ise bu kanal aracılığı ile atılır. Sindirim sistemi kas ve zarlardan yapılmış bir borudur. Sistem boyunca sindirimin yardımcı yapıları olan dişler, tükürük bezleri, karaciğer, safra yolları, safra kesesi ve pankreas bulunur. Alınan yiyecek maddelerinin mekanik olarak parçalanması ;
Havalı Yatak Çeşitleri ve havalı yatak fiyatları
ağızda çiğneme ile başlar ve mide- bağırsak düz kaslarının kasılması ile devam eder. Kimyasal parçalanma ise , midenin, ince bağırsağın ve penkreasın salgıladığı bazı enzimler aracılığı ile olur. Sindirim enzimleri olarak adlandırılan bu maddeler ; karbonhidrat, protein ve yağları kolayca kan damarı içine emilebilecek büyüklükte moleküllere parçalar. Mekanik ve enzimatik parçalanma sonucu oluşan son ürünler; su, mineral ve vitaminlerle birlikte ince bağırsaklardan kana karışır. Sindirim sisteminde ; ağız, farinks, özefagus yiyeceklerin taşınmasından ; mide ve kalın bağırsaklar , besinlere depo edilmesinden ; ince bağırsaklar ise absorbsiyonundan sorumludur. Sindirim sisteminin düzenlenmesi ve kontrolü ; hormon, enzim ve otonom sinir sistemi tarafından yapılmaktadır. SİNDİRİM ; çiğneme ve yutma ( mekanik parçalanma ) öğütme , ( sulandırma ve enzimatik parçalanma ) absorbsiyon ( emilim ), boşaltım ( eleminasyon ) olarak dört aşamada gerçekleşir.
Ağızda sindirim : Alınan besinler, ağızda dişler ve dil aracılığı ile mekanik olarak parçalanır, tükürük bezleriyle ıslatılır, sulandırılır ve yutmaya elverişli hale getirişlir. Bütün bu işlemler çiğneme olayı ile başarılır. Tükürük bezleri ; parotis bezi, sublingual bez ve submandibular bezden oluşur. Günlük normal tükürük salgısı 800-1500 ml arasındadır. Tükürük salgısında bulunan pityalin enzimi, polisakkaritleri disakkaritlere parçalar ve karbonhidrat sindirimini başlatır. Müsin ise yiyeceklerin yumuşatılmasını sağlar. Ağızda önemli bir besin absorbsiyonu olmamaktadır. Mide sindirim :Yiyeceler, ağızdan mideye farinks ve onun devamı olan özefagus aracılığı ile geçer. Mide ; besinleri depo edildiği , kas ve zarlardan yapılmış bir organdır. Midede kimyasal ve mekanik olmak üzere iki tip sindirim gerçekleştirilir. Besin maddelerinin mideye dolma işlemi bittikten sonra mide kasılma işlemi başlar ve mide boşalıncaya kadar devam eder. Bu tonik kontraksiyon , midede bulunan besin maddeleri üzerine yaklaşık 5-7 mm Hg bir basınç uygular. Mide duvarında bulunan mide bezleri, günde yaklaşık olarak 2500 mililitreye yakın salgı salgılamaktadır. Mide salgısında ; muküs, bikaorbonat, hidroklorikasit (HCI) pepsinojen ve B12 vitaminin emile bilmesinde önemli rol oynayan intrinsik faktör bulunur. Muküs ve bikarbonat, mide mukozasının asit salgısının tahrişinden korur. Pepsinojen; hidrolorik asitin katalizör etkisi ile pepsine dönüşür. HCI , protein havalı yatak sindirimine yardımcı olur. Su, tuzlar ve alkol mide mukozasından tamamen emilerek kana geçer. Besin maddelerinin midede karıştırılıp , sulandırılması ve parçalandırılması sonucu 3-4 saatlik bir sürede meydana gelen karışıma kimus adı verilir. Kimus : mideden duodenu ma geçer ve kimusun duodenuma geri dönüşünü pilor sfinkteri engeller.
İnce bağırsaklarda sindirim : Mideden kimus şeklinde ince bağırsağa geçen besin maddeleri, burada mekanik ve kimyasal işlemler sonucu sindirilir. Pilor sfinkteri ; kimusun duodenuma geçişini valva ile oceacalis ise ince bağırsaklarının içeriğinin kalın bağırsaklara geçişini kontrol eder. Duodenumdan sekretin ve kolesistokinin adı verilen hormonlar salgılanır. Bu hormonlar safra kesesinden safra salgısını, pankreasın dış salgısını ve midenin hareketlerini düzenler. Ayrıca, duodenuma pankreastan ve karaciğerden salgı katılımı olur. Pankreas salgısı, günde 700-30000 ml , karaciğerin safra salgısı ise 300- 1000 ml kadardır.
Pankreas, endokrin ve ekzokrin salgısı çok sayıda sindirim enzimi ve bikarbonat içerir. Ekzorin salgısı çok sayıda sindirim enzimi ve bikarbonat içerir. Pankreasın bikarbonat yönünden zengin salgısı, duodenuma gelen asidik kimusun asitliğini atkisiz hale getirir. Pankreasın endokrin salgısı, insülin ve glukagon hormonlarıdır.
İnce bağırsaklar ; segmentasyon hareketleri ile kimusu karıştır ve peristaltik hareketlerle de ileriye doğru hareketi sağlar. Parasempatik sistem bağırsak hareketlerini artırırken, sempatik sistem bağırsak hareketlerini yavaşlatır.
Karaciğer : Karaciğer, hepar salgısını sindirim kanalına boşaltan en büyük bezdir. Glikoz, karaciğer de glikojene çevrilir ve depolanır. Karaciğer hücrelerinde safra üretilir ve safrakesesinde depolanır.
havalı yatak fiyatları
Safra yağların, sindiriminde rol oynar. Eritrositler, parçalandığı zaman açığa çıkan pigmentlere bilurubin adı verilir ve safra ile birlikte atılır.
Karaciğer, vücuda girmiş bir çok ilacın ve zehirin toksit etkisini azaltmaya ya da ortadan kaldırmada da önemli rol oynar. Ayrıca, A vitamini D vitamini , K vitamini , B 12 vitamini , demir (fe ) Cu, amino asit, yağ karaciğerde depolanır. Karaciğer, kanının pıhtılaşması için gerekli olan protrombin ve fibrinojene kanın pıhtılaşmasını önleyen heparini üretir. Protein, karbonhidrat ve yağ metabolizmasında karaciğerin çok önemli rolü vardır. Besin moleküllerinin emilimi ince bağırsakların iç yüzünü döşeyen villus intestinales tarafından yapılır ve dolaşıma karışır. Besinlerin sindirimi sonucu oluşan glukoz , amina asitler ve yağ asitleri ince bağırsak mukoza hücrelerinden emilir. İnce bağırsak mukoza hücre zarlarında şeker ve amino asitler
havalı yatak kiralama için taşıyıcı proteinler bulunmaktadır. Yağ asitleri, ve gliserol villuslarda gerçekleşen emilimle , önce lenf kapillerine , sonra lenfatik sisteme aktarılır. Havalı Yatak
Firmamız : Havalı yatak satış ve kiralama hizmeti vermektedir Havalı yataklar uzmanı
![]()