Yatak yarası oluşmasını önlemeye yardımcı havalı yataklar ;

Havalı Yatak Merkezi :

MATRA MARKA HAVALI YATAK

 

 

 

 

havalı yatak boru tipihavalı yataklar

 

 

MODÜLER/BASINÇ AYARLI   Ventilasyon ( hava üflemeli havalı hasta yatağı )

Motor sistemi APEX ( ispanya )

•Değiştirilebilir dilimleriyle modüler
•Ventilasyon özelliği
•Anti-dekübitus özelliği: yarattığı masaj etkisiyle dokuyu oksijenle besler ve yatak yaralarının oluşmasını engeller
•Kalp masajı için acil tahliye vanası
•Hastanın ağırlığına göre basınç ayarlama özelliği
•Yatağa asma kulbu
•Sessiz çalışma

 

boru tipi havalı yatakhavalı yatak çeşitlerihavalı yatak markalarıalman havalı yatakhavalı yatak

ASX ALMAN ÜRÜNÜ HAVALI YATAK

1.2.3. derece Dekübit ( Bası Yaraları ) tedavisi için hava basınç dağıtım sistemi

ASX sistemi evde bakılan dekübit hastaları için idealdir.

Kullanışı kolaydır.

Alçak titreşimli,az gürültülü

Akustik ve optik'alçak basınç'alarmı vardır.

Yüksek kaliteli poliretan -hava dolan hücreleri vardır.

Teknik bilgileri :

Kontrol ünitesi

Boyutları: 300x190x12

Ağırlık: 3 kg

Havanın devir süresi: 10 dakika

Yatak bölümü

Şişirilmiş durumda: Yaklaşık 200x80/90 X 14 cm

Ağırlık: yaklaşık 5 kg

18 adet hücre bölümü

10 adet havalandırılmış 13 cm çapında hücre bölümü

3 adet sabit baş ünitesi

Bükülmeyen bağlantı hortumu

CPR vantilasyonu

140 kg taşıma kapasitesi

 

Havalı Yatak Hakkında İnsanları Bilgilendirme Ve İnsanların Yanlış yönlendirilmesi Önüne Geçmek İçin Yazılmış Makale:

Havalı yataklar çeşitli modellerden oluşmakta olup bunlar kısaca:baklava tipi havalı yatak,boru tipi havalı yatak ve pozisyon veren havalı yataklar.

Dikkat edilmesi gereken firmalar; Bu firmalar özellikle boru tipi ventilasyonlu ( hava üfleyen ) havalı yataklarda insanları aldatmakta.Hava üflemeyen yani ventilasyon özelliği olmayan havalı yatakları ( Ventilasyon olmayan havalı yatakların piyasa değeri normalde 200 TL. ile 300 TL. arası değişir ) ventilasyonlu diye satmaları ve bu özelliği olmadığı halde şu gerekçeleri öne sürerek halkımızı sağlık konusunda bile aldatmaları örneğin;Mikro dalga şekilide ventilasyon ( hava üflemesi ) veya gözle görünmeyecek teknoji sahip olması yada teknojik özelliği nedeniyle siz hissetmeyeceğiniz şekilde hava üfler gibi komik gerekçelerle halkımızı kandırmaktalar.

Bu insan taciri ve simsarlar malesef ürünün gercek değerinin şu fiyat ama ben size şu kadar indirim yapmaktayım deyip kolayca satış yapmakatadırlar,halbuki ventilasyon özelliği olmayan boru tipi havalı yatakların gercek fiyatları 200 TL. cıvarı olmasına rağmen bu ürünler Amerikan ürünü, Alman ürünü, Polanya ürünü, İtalyan ürünü gibi cümlelerle ürünü yağlayıp yıkayıp insanlarımız sağlığı oynayıp para kazanma peşinde koşmaktalar.

Malesef gercek ventilasyon özelliği olan ürünleri kötüleyip kendi ürünleri satmaya çalışmakatadırlar, Kötüleme gerekçeleride açıklamaları kadar komik olsada malesef insanlarımız aldana bilmektedir.

1 - Ventilasyon ürüne toplu iğneyle deliyorlar diyorlar komedinin bu kadarıda aslında ne kadar ileri zekalı sahtekarlarımızın olduğunu göztermektedir.

2 - Ventilasyonlu ürünlerin hava üflemesinden dolayı hastalarımızın üşüteceğini ve zatüre olacağı öne sürmekteler.

3 - Ventilasyon ürünlerin aslında kendi ürünlerinden kalite olarak aşağı olduğunu ve kendi ürünlerini tercih edilmesi gerekmedir diyorlar.

Bizler bu makaleyi yazarken ürün satmak yada satmamak için yazmadık sadece insanlarımızın sağlığı oynanması ve olmayan özelliği varmış gibi satmalrı engellemek.

Yukarda belirtiğim 3 gerekçeyle ürünleri kötüleyenler gerekçelerinin nekadar yanlış ve mantıksız olduğunu açıklıyalım.

Açıklama:

1 - Ventilasyonlu havalı yatağı iğneyle delinmesi bu balonmiki iğneyle delinmiş olsun delinsede motor gücü şişmesini engeller yani ventilasyonlu havalı yatakların motor güçü oldukça yüksektir ve fabrikadan delinmiş ve halkalar içinde belirtilmiştir yani toplu iğneyle delinme olmaz yapsalarda motor sistemi ürünün şişmesi engeller.

Bir havalı yatakta ventilasyon özelliği olup olmadığı anlamanın en kolayı bir süngeri sıvı sabunla köpürtürsünüz ve ventilasyon olan bölümlere köpürterek sürersiniz eğer köpürcükler oluşuyorsa ventilasyon vardır oluşmuyorsa yoktur.

İdda edildiği gibi mikro dalga şeklinde üflemez bu ürünler fırınmıki mikro dalgası olsun gerçekten komik gerekçelerle insanlarımı aldatıyorlar.

2 - Ventilasyon ürünlerin hava üflemesi insanları üşütmez yada zature yapmas çünki bu ürünler çarşafı kuru tutması ve bakteri üremesini engellemek yapılmaktadır.Yani delikler pöfür pöfür üflemez idda edildiği gibi.

3 - Ürün kalitesi motor sisteminden anlaşılır ve ürünün hangi firmanın arkasında durduğundan anlaşılır.Olmayan işyerini internek üzerinde bir tefon çekerek varmış gibi gösterip ve teknik servislerinin olup heryere servislerinin olması gibi abartılı gerekçelerle insanları kandırmaktalar.

Örneğin izmirde satış yapan bir firma istanbulda bir telefon çekerek orda yeri olduğu idda etmekte.

Diğer bir örnek örneğin istanbul avrupa yakasında yeri olan bir asya yakasında bir telefon çekip orda yeri olduğu idda ederek teknik servisinin çok geniş olduğu ileri sürüp satış yapmakta ve sorun yaşadığınızda ortada muhattap bulunmamaktadır.

Bu tür sahtekarlıkların önüne geçmenin yolu ürünü görmek için firmaların yerine gitmek eğer komik gerekçelerle şimdi değil sonra bakın veya orda DEPOMUZ var görmek isterseniz diğer yakaya gelin gibi komik gerekçelerle aldanmayın çözüm çok basit depoda görelim deyinki sizleri aptal yerine koymasınlar ve artık 21. yılda bu tür insanlara karşı uyanık olmalıyız.

Havalı Yatak

Havalı yatak günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşan, bir ihtiyaç haline gelen ve kullanacak kişiye rahatlık veren bir üründür. Havalı yatak diyip geçilmemelidir. Yatan hastalar için bu havalı yataı mutlaka önlem almalıdır. Bu önlemlerin en başında da üzerinde yattıkları yatak gelmektedir. Alınacak önlemler konusunda hastakaryolasifiyatlari.com sitesinde gerekli bilgiye sahip olabilirsiniz.

Havalı yatakların hastalardaki etkileri asla yabana atılır cinsten değildir. Hastaların sürekli yatmak zorunda olmaları beraberinde çeşitli sıkıntıları da getirmektedir. Bu sıkıntıların başında da sürekli aynı pozisyonlarda yatmaktan kaynaklanan vücut üzerinde oluşan yaralar gelir. Bu sorunlar karşısında maalesef çoğu hasta ve hasta yakını çaresiz kalmaktaydı. Havalı yatağın üretilmesi bu çaresizliğin ortadan kalkmasına sebep oldu. Çünkü artık ne hastalar yaraların oluşma ve oluştuktan sonra ki döneminde acı çekiyor ne de hasta yakınları bunlara engel olabilmek için dakikalarca hastalarını döndürmek için uğraşmak ve kendilerini de sağlık açısından sıkıntıya sokmak zorunda kalıyorlar. Havalı yataklar hasta hareket etmese bile hareket ederek hastanın vücudunun hareket etmiş gibi olmasını sağlayarak yara oluşmasını önlemektedir. Bu yatakların temini ve gerekli tüm detayları hakkında hastakaryolasifiyatlari.com olarak sizlere destek vermekteyiz.

Yatağın kullanımı için mutlaka üzerinde bir çarşaf bulunmasında fayda var. Çarşaf yatağın çalışmasını ya da etkisini hiçbir şekilde etkilemeyecektir. Yatağın kumaşının sert olmasından dolayı hastanın zarar görmemesi için bu önlem alınmalıdır. Bu tip ürünler normal sağlıklı kişiler tarafından bile oldukça beğenilmektedir. İnsanların kendilerini rahat hissetmelerini sağlayan bu yataklar, yatmak zorunda olan hastalar için çok ayrı bir konumdalar. Rahat ve lüks konumlarından ziyade olmazsa olmaz bir konumdalar. Hastaların bu zor yatalak dönemlerinde onların kendilerini iyi hissetmelerini sağlaması yanında, normal yataklarda yaşanan sıkıntıları da ortadan kaldırarak hastaları moral bozukluğundan kurtarmaktadır. Rahat hareket edebilme duygusu da hastalar için olumlu bir durum olduğundan, yatalak dönemlerinde tedavi süreçlerine olumlu katkılar yapmaktadır. Bu özelliklere sahip havalı yataklara havali-yatak.com sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. Yatalak ya da yatmak zorunda olan hastaların yapması gereken egzersizleri daha rahat yapmalarına olanak sağlayan havalı yataklar, kan dolaşımına olumlu katkılara yaparak hastanın kendini iyi hissetmesini sağlamaktadır. Hastanın kendisini iyi hissetmesi, tedavisine olumlu cevaplar vermesi ve iyileşme sürecinde daha istekli olması demektir.

Havalı yataklar çeşitli kalitelerde piyasada yer almaktadır. Kalitesine göre fiyatları da değişiklik göstermektedir. Bazı yataklar sadece işlevlerini görürken bazı yataklar ise işlevlerinin yanı sıra ekstra sağladıkları rahatlıklarla fiyatlarını yükseltebiliyorlar. Mevcut durumda yaşamın her kesimi düşünülerek her bütçeye uygun yataklar üretilmiş ve piyasaya sunulmuştur. Hastalar ihtiyaçları ve imkânları doğrultusunda en doğru seçimi yaparak gerekli olan havalı yatağı temin edebilirler. Bu ürünlerin doğru tercih edilmesi çok önemlidir. Havalı yataklarda en uygun maliyetle en doğru tercihin yapılmasını havali-yatak.com olarak sizler için kendimize amaç olarak belirlemiş bulunmaktayız. İhtiyacın en doğru şekilde belirlenerek, bu ihtiyaç doğrultusunda sahip olunan imkânlar ile en doğru seçimin yapılması için sizlere hizmet vermekteyiz. Bu konuda sahip olduğumuz bilgi ve beceri sizlere de büyük katkılar sağlayacaktır.

 

havalı yatak

havalı yataklar

www.hastakaryolasifiyatlari.com adresimizi ziyaret edebilirsiniz..

 

 

Firmamız hasta karyolası ve havalı yataklar alanlarında satış ve kiralama alanlarında faliyet göstermektedir.

 

HAVALI YATAK
HAVALI YATAK VE YARA OLUŞUMU
Basınç Yarası (Dekübitüs ülseri – YATAK YARASI);
Latince yatmak anlamına gelen “Decumbere” sözcüğünden üretilmiş olan dekibitüs ülseri,yatak/basınç yarası,basınç ülseri ile eş olarak kullanılmaktadır.Bu yaraları engellemin en büyük yolu HAVALI YATAK alarak mümkündür.Yaralar yalnızca yatan / yatağa bağımlı hastalarda değil,yürüyemeyen / tekerlekli sandalyeyle dolaşan bireylerdede görüldüğü için basınç yarası terimini kullanmak daha doğru olacaktır.Basınç yarası,yüzeysel ve deri doku ( Havalı Yataklar ) bütünlüğünün bozulduğu yumuşak doku nekrozonudur.Dokuların uzun süre basıç altında kalması sonucu gelişen ve kemik çıkıntılar üzerinde görülen iskemik doku kaybıdır,bu tür basınç ve havasızlık nedeniyle oluşan yara engelleminin yollarından bitaneside “havalı hasta yatağı” kullanmaktır.
Basınç yaralarının oluşmasında en önemli neden basınçtır.Yumuşak doku,basınç altında kalarak sıkışır,kapiler kan akımı engellenir ve doku iskemi meydana gelir.Yumuşak dokunun kanlanmasının bozulması sonucu hücrelere oksijen ve besin maddeleri gidemez.Vücuda oksijen aldırmanın en iyi yolu havalı yatak kullanmaktır.Metabolik olaylar sonucu oluşan karbondioksit ve atık maddelerde ortamdan uzaklaştıralamaz ve sonuçta hücre / dokuda ölüm (nekroz)meydana gelir.Nekroza olmuş hücre / dokuda kayba bağlı olarak ülserasyon gelişir.
BASINÇ YARASI OLUŞMASINI KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER;

Bazı pozisyonlarda belirli bölgelerde daha fazla basınç oluşturacağı için,basınç yarası oluşmasına neden olabilir,bu basınçı “Ortopedik Havalı Yatak” engeleyen faktörlerden bitanesidir.Örneğin,hasta  hasta yatağı içinde yatarken 30 dereceden fazla yükseltilmiş olmasına bağlı olarak,hastanın aşağıya doğru kayması;belli alanların daha fazla basınç altında kalmasına ve doku nekrozu oluşmasına neden olur.
Basınç yaralarının meydana gelmesinde basınccın şiddeti kadar süresi ve dokunun toleransı da etkilidir.Dokuların uzun süreli,düşük şiddette basınca maruz kalması veya kısa süreli yüksek şiddette basıncamaruz lakması benzer doku hasarına yol açmaktadır.
Terleme,idrar/dışkı inkontinansı ve yara drenajının deriye bulaşması,derinin nemlenmesine neden olur,derinin nemlenmesi önlemenin bi yolu Boru Tipi Havalı Yatak ve aynı zamanda ventilasyonlu ( hava üflemeli ) havalı yatak kullanmaktır.Nemli derinin sürtünmesi,kuru drinin sürtünmesinden iki kat daha fazla tahrişe sebeb olur.
Basit önlemlerle engellenmesi mümkün olan basınç yaraları ( havalı yatak kullanımı,pozisyon değiştirme )oluştuğu takdirde;birey için ciddi ağrı ve rahatsızlık verici,yaşam kalitesini olumsuz etkileyen,tedavisi zor,zaman alıcı,sağlık bakım profesyenellerinin iş yükünü,hastaların mortalite oranını artırıcı ve pahalı bi sorundur,bunları önlemek için isterseniz havalı yatak kiralama veya “havalı yatak” satın alabilirsiniz.Karmaşık bir doku yıkım süreci sonucu gelişen basınç yaralarının tedavisi için multidisipliner bir yaklaşım gerekir.Tedavi için iç hastalıkları,nöroloji,ortopedi,genel cerrahi,plastik cerrahi hekimleri,diyetisyen,hemşire/ebe,fizyoterapist gibi farklı disiplinlerin ortak çalışması gerekir.Ayrıcı basınç yaralarının iyileşme durumunu ve sürecini değerlendirmek,uygun tedavi şeklini planlamak için düzenli aralıklarla ve sistematik parametrelerle (yaranın derinliği,yara hasta yatağı’dakidoku tipi ve yüzdesi,yaranın boyutu,eksüda durumu ve yara çevresindeki derinin durmu vb.)de değerlendirmesi gerekir.
Sağlık bakım profesyonelleri;nörolojik bozukluğu olan hastaları,uzun dönem bakım gerektiren kronik hastaları,metal durumda azalma meydana gelen bireyleri,yoğun bakım,onkoloji,huzur evi (hospice)ve ortopedi kliniklerinde yatan hastaları basınç yarası gelişmesi yönünde sürekli değerlendirilmelidir.
Basınç yaralarının nerelerde olauşabileceğini bilmek,korunma için çok öenmlidir.Basınç,en fazla kemik çıkıntıları üzerindeki yumuşak dokularda yara oluşur,bu yaraları önlemenin en öneli yoların bi tanesi hasta aralıklarla pozisyon verme ve HAVALI YATAK KİRALAMA yada HAVALI YATAK satın almadır.Basınç yaralarının en sık gözlendiği bölgeler;sakrum (%36),topuklar(%30),iskium(%6)ve tokarenterlerdir(%6).Daha az sıklıkla dirsekler,skapula üzeri,oksipital bölge,omuzlar ve dizlerde oluşur.

BASINÇ YARALARININ HİSTOLOJİK OLARAK SINIFLANDIRILMASI

Birinci Evre ; Tüm yumuşak dokuda akut inflamasyon vardır.Ülser nemli,yüzeysel ve düzensiz bir eritem (kızarıklık)şeklindedir.Ağrılıdır,kemik çıkıntılarının üzeri sıcak ve ödemlidir.Cilde bastırdığı zaman kızarıklık solmaz ve deri bütünlüğü bozulmamıştır.

İkinci Evre ; Dermisin altında subkütan yağ dokusu içine ilerleyen akut ve kronik inflamatuar durumdur.Epidermis,dermis yada ikisini birden tutan deri kaybı vardır.Bölgede sertleşme,renk değişikliği,sıyrık (abrezyon),bül ve yüzeysel ülserasyon vardır.Bu evrelerde hastanın yaralarının derinleşmemesi için HAVALI YATAK ve hastanın bakımı çok öenmlidir

Üçüncü Evre ; Cildin bütün tabakalarında doku kaybı vardır.Kas dokusuna kadar uzanan,ancak kas fasyası altına inmeyen,aşırı yumuşak bi doku nekrozu vardır.Kemik,tendon veya kastabasında doku kaybı yoktur.Subkütan yağ dokusunda akıntılı,pis kokulu,enfekte olmuş,nekrozlu bir ülserasyon vardır.Ülser kenarında açık doku,pigmentasyon alanları vardır.

Dördüncü Evre ; Aşırı bir yumuşak doku nekrozu ve ostemiyelit (kemik ve kemik iliği iltihabı)vardır.İleri derecede kemik,tendon veya kas dokusu harabiyeti mevcuttur,ülserin tabanı kemik dokusundadır.Bu aşamada,yaranın kapatılması için cerrahi müdahale gerekir.Bu tür olayları önceden tahmin edip “havalı yatak kiralama” yada havalı yatak almak gerekir.

 

HAVALI YATAK & HAVALI YATAK ÇEŞİTLERİ

AGONİZM  VE   ANTAGONİZM
Kaslarda başlangıç noktası  ve genellikle hareketsiz ( HAVALI YATAK ) olan kısma origo,  kasın sonlanma noktası ve  genellikle  hareketli olan kısmıda  insersiyo ( insertio ) adı verilir.Hareket,  kasın kasılması ile insersiyo noktasının ,origo noktasına yaklaşması ile gerçekleşir.Kaslarda kuvvetçizgisi origo ile  noktalarını birleştiren  hayali çizgidir ve  kasılma doğrultusu  kuvvet çizgisi doğrultusundadır.Kuvvet çizgisinin  etkilediği eklemin  eksenine yakınlığı  veya uzaklığı , eklemin önünden  veya arkasından ,iç veya dışından alt veya üstünden  geçmesi hareketin yönünü  ve cinsini saptar.Kuvvet çizgisi  transvers  eksenin "havalı yatak çeşitleri" önünden  veya arkasından,  sagital ekseninin  iç veya dış tarafından,  geçer.Belli bişr eksene göre  bir hareketi yaptıran kasa  agonist kas  denir ve yapılması istenen  istenen hareketi oluşturmak için  aktif olarak çalışırlar.Yani  hareketi yaptıran diğer kaslara  ve esas hareket  etttirici kasların  hareketini tamamlayan kaslar  sinerjist ( synergist ) kas,  aynı eksene göre  aksi hareketi yaptıranlara da  antagonist kas  denir.Havalı Yatak

Antagonist  kaslar  düzgün oluşumunu sağlar.Sabitleyici  kaslar,  hareketler  ekstremitenin distal kısmından olurken ,ekstremitenin proksimal kısımlarını  sabitler.Aynı  kas değişik durumlarda  esas hareket ettirici, antagonist,sinerjist veya  sabitleyici olabilir. İnsan  günlük yaşantısında yaptığı, yürüme , koşma, oturma, yük taşıma vb. tüm hareketlerde  farklı vücut düzlemleri içinde  hareket eder.
Vücut düzlem 3 e ayrılır  Bunlar ;

Sagital Düzlem  :  vücudu sağ  ve sol olarak ikiye bölen  düzlemdir.Kafa, kalça, parmaklar, havalı yatak diz ve dirsekler ,sagital  düzlemde fleksiyon,ekstansiyon  ve hiperekstansiyon hareketlerini yapar.
Frontal  Düzlem  : Vücudu  ön ve arka olarak ikiye bölen düzlemdir.Bacaklar,kollar, parmaklar ve  ayaklar frontal düzlemde abdüksiyon , addüksiyon, eversiyon ve inversiyon hareketlerini yapar.
Transvers Düzlem  :  Vücudu alt ve üst olarak ikiye bölen düzlemdir.Ayaklar, kalça, diz, kol ve önkol transvers  düzlemde  pronasyon, supinasyon,,internal rotasyon, eksternal rotasyon, dorsofleksiyon ve planter fleksiyon hareketlerini yapar.

VÜCUT  MEKANİĞİ VE  HASTANIN HAREKET  ETTİRİLMESİ - HAVALI YATAK

Sağlık  bakım uygulamalarının   önemli parçalarından  birini oluşturan  vücut mekaniği, kas-iskelet  ve sinir sistemi ( havalı yatak ) koordinasyonu  açıklamak için  kullanılan,  oldukça geniş bir terimdir.Vücut mekaniği,  kas gruplarının  Havalı Yatak neden ve nasıl  çalıştığını açıklayan, organizma üzerindeki  etkilerini tamamlayan bir ifadedir.
İnsan vücudun oluşturan eklem kas, kemik ve sinirlerin  diğer sistemlerle  işbirliği halinde  çalışmasını öğreten  bilime  vücut mekaniği  denir.
Birey, duyguların dışa vurulması,  kendini savunma, "havalı yatak çeşitleri" günlük ihtiyaçlarının karşılanması  gibi pek çok  nedenle hareket eder.Bu hareketler  kas, iskelet ve sinir sisteminin  birlikte çalışması sonucu  düzgün, uyumlu ve amaçlı hareketlerdir.
Kas ve iskelet hareketleri,  sağlıklı bir bireyde normal yapıdadır ve işlevlerini  normal biçimde  sürdürür.Ancak  kas-iskelet ve sinir sistemi hastalıklarında, kırıklarda, eklem travmalarında  uzun süren hareketsizlik ya da pozisyon bozuklukları  ortaya çıkabilir.Sağlık bakım personelleri,  uygulamaları sırasında uygun vücut  hareketlerini kullanabilmek için havalı yatak hareketin  düzenlenmesini, hareket sırasında kas-iskelet  ve sinir sistemi  koordinasyonu  anlamak zorundadır.Günlük yaşamlarında ve hasta bakımında  vücut mekaniği ilkelerine uygun  hareket  etmelidirler.Böylece olası zorlanma, incinme , travma  ya da sakatlanmalar önlenebilir.
       HAREKETSİZLİĞİN   ORGANİZMA    ÜZERİNDEKİ   ETKİLERİ
Farklı nedenlerle  bireyin yatak istirahatine  alınması, geçici ya da kalıcı  hareket kaybı gibi 'havalı yatak' durumlarda  yalnızca  kas-iskelet sistemi etkilemez.Dolaşım,  solunum gibi pek çok sistemin  işlevleri etkilenir.Bu etkiler  genel olarak  fizyolajik, pisikososyal ve  gelişimsel  etkiler olarak incelenir.Havalı Yatak Çeşitleri
Fizyolojik  Etkiler :  Hareketin azalması ile birlikte  bazal  metabolizma hızı da yavaşlar.Bu durum, vücudun  hücresel işlevlerin yaşlanmasına ve artık ürünlerin  birikmesine neden olur.Hareketsizlikle birlikte  besin gereksinimi de azalır ve iştahsızlık , hazımsızlık, bulantı, kilo kaybı ya da kilo alma gibi  problemler ortaya çıkabilir.
Hareketsizlik  ile birlikte  kaslarda  atrofiler gelişir.Solunum sırasında kullanılan  diyafragma ve  interkostal  kasların zayıflaması  solunumu olumsuz  etkiler.Akciğerleri saran göğüs  kafesinin ve akciğerlerin, hefes alma sırasında yeterince  genişleyememesi etkisiz  solunum yapılmasına,  akciğer ve  solum yollarında  sekresyon birikmesine neden olur.Bu durumda  hem doktorların oksijen ihtiyacı karşılanmaz  hemde biriken sekresyonda bakteriler  çoğalmaya başlar.Bu  durum,  solunum yolu enfeksiyonları için uygun bir ortamdır.
Uzun  süren yatak istirahatinde, otonom  sinir sisteminin  işlevleri yavaşlar.Kalbe venöz  kan akımı yavaşlar ve  ( havalı yatak ) ve kalbin atım gücü azalır.Kan basıncı  düşüktür.Birey ani olarak yataktan katlığı zaman , baş dönmesi ve  bayılma hissi ortaya çıkabilir.Ortostatik hipotansiyon  olarak adlandırılan  bu durum,  çoğunlukla uzun süren yatak istirahatlerinden sonra  ortaya çıkar.
Uzun süren  sırt üstü yatış pozisyonunda, kalbin yükü artar.Kalp, atım gücünü artırmak zorunda kalır.Özellikle kalp yetmezliği olan bireylerde ,  bu durum bir sorun yaratabilir.
Hareketsizliğe  bağlı kasların  zayıflaması sonucu , alt ekstremitelerde , venlerin çevresindeki  kasların kasılma işlevleri azalır.Bu durum venöz dönüşün yavaşlamasına neden olur.Ven içindeki kan durgunlaşır,  yani staz  oluşur.Venöz staz özellikle  trombüs oluşmasına neden olur ve emboli riskini ortaya çıkarır. Eklem çevresinde  meydana gelen kas  atrofileri   eklem hareketlerini sınırlandırır.Eklem bölgesinde  bulunan ligamentler kısalır.Bu duruma kontraktür  denir.Kontraktürler  dirsek, el ve ayak bileğinde oluşabilir ve ekstremite Havalı Yatak deformitelerine neden olabilir.Örneğin uzun süre yatan  hastada aşil tendonun  kısalması sonucu, hasta tüm   ayak tabanını  yere basamaz , ayak kontraktürü gelişir.
Uzun  süren  yatak  istirahatleri,  vücudun belli bölgelerinin  basınç altında kalmasına  ve kan dolaşımının  yavaşlaması sonucu basınç yollarının  oluşmasına neden olabilir.Basınç yaraları  ile bilgi  yara ve yara bakımı  bölümünde ayrıntılı olarak  açıklanmıştır.
Hareketsizlik sonucu  böbreklerde ve idrar yollarında idrar birikir.Böbrek fonksiyonlarının havalı yatak yavaşlaması ile birlikte  kanda bulunan kalsiyum  çökmeye başlar ve üriner  sistem taşları  meydana gelir .Taşlar,  özellikle idrar yollarında tıkanmaya ve enfeksiyon  oluşmasına neden olur.Havalı Yatak
Hareketsizliğin  diğer etkisi ise bağırsak hareketlerini yavaşlatmasıdır.Bunun  sonucunda konstipasyon  ortaya çıkar.Konstipasyonun  tedavi edilmemesi,  dışkının sertleşerek fekal tıkaç  oluşturmasına neden olabilir.
Psikososyal  Etkiler : Alçı  gibi nedenlerle  hareketin geçici olarak  sınırlandırılması ya da  felç gibi nedenlerle  hareketsizliğin  kalıcı olması bireyi  bir başkasına bağımlı  hale getirir.Fiziksel olarak  bağımlı olan birey  sosyal rollerini  yerine getirmeme  kaygısı yaşar. Bu nedenle   daha sinirli ve saldırgan olabilir.Yatak istirahatinın uzamsı,  hastalığın tanısı, "havalı yatak" tedavi ve prognozu hakkında bilgi  verilmemesi , sonucu birey  gelecek için kaygılanır.kendisini çaresiz, umutsuz, yalnız hisseder. Deprasyon yaşayabilir.Her birey  birbirinden farklı olduğu için  her bireyin  hareket kaybına verdiği tepki  de birbirinden  farklıdır.Anksiyete, öfke,  uykusuzluk gibi  farklı  tepkiler  ortaya çıkabilir.
Gelişimsel  Etkiler : Bazı  duruş  ve hareket problemleri  doğumsaldır (konjenital ).Bu problemlerin  düzeltilmesi için ya da kırık gibi  sonradan "havalı yatak çeşitleri" oluşan  problemlerin  tedavisinde uzun süren  yatak istirahatleri  önerilebilir.Bu durumda,  çocuğun motor gelişimi  yavaşlar. Yaşlanma ile birlikte  kas tonusunun  azalması, osteoporoz, cilt kuruluğu, deri altı yağ ve kas dokusunun  azalması  gibi  durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle  yaşlı bireylerde  hareketsizliğin olumsuz ( Havalı Yatak Fiyatları ) etkileri daha çabuk görülür.

SOLUNUM     SİSTEMİ & HAVALI YATAK
Solunum sistemi  ; solunum olayını ve kan ile  atmosfer havasındaki gaz değişimini  gerçekleştiren sistemdir.Etkin solunum  yapılması sonucunda,  hücre seviyesinde  yeterli oksijenlenme  gerçekleşmekte  ve  karbondioksit  ile birlikte  selüler  artıklar da kan  dolaşımı ve  akciğerler  yoluyla vücuttan atılırlar.Solunum  sistemi mekanik  ventilasyonu  ve kas-iskelet  sistemi ile  kan dolaşımını  sağlayan  kardio-vasküler sistem ( Havalı Yatak ) fonsiyonları  ile doğrudan bağlantılıdırlar.Oksijen  atmosferden  alınıp hücrelere  iletilmesi,  solunum ve  dolaşım sisteminin iyi çalışmasına bağlıdır.Solunum  sisteminin temel fonksiyonu,  vücudun ihtiyacı olan  oksijeni almak ve atık madde  olan  karbondioksiti  dışarı atmaktır.Solunum  aktivetesi, nefes alma (inspiryum )
akciğerlerde  O2 alış –verişi ,O2 nin  tüm dokulara  taşınması ( Havalı Yatak ) ve atık gazların dışarı atılması  ( ekspiryum ) işlemlerini  içerir.

 

DERİBÜTÜNLÜGÜNÜN BOZULMA NEDENLERİ & HAVALI YATAK ÇEŞİTLERİ

Hareketsizlik: sağlıklı bir birey, sık sık pozisyon değiştirir. Ancak felç,ayak ve bacak kırıkları, hareketi engelleyen diğer hastalık durumlarında birey  uzun süre aynı pozisyonda kalabilir. Hareket ettirilmeyen kısımla basınç altında kalır .cildin kanlanması bozulur,doku yıkımı gelişir.
Duyu bozukluğu: Paralizi, dolaşım yetmezliği,doku iskemisi  ve yıkımı gibi nedenlerle sinir iletimi bozulabilir. Kişi sıcak, soğuk, batma ya da sürtünmeyi anlayamaz ve sonuç olarak deri bütünlüğü bozulur.
Derinin sıcak ve ıslak kalması:Derideki salgı ve atıklar, mikroorgr-anizmaların yerleşmesi ve çoğalması için uygun ortam oluşturur. Nemli ve ıslak deri, epidermis hücrelerinin yumuşamasına , tahriş olmasına neden olur. Bakterilerin çoğalması için uygun bir ortamdır.
Ter, sebum gibi vücut salgılarının, idrar feçes gibi vücut atıklarının  deriden uzaklaştırılması, deri bütünlüğünün bozulmasını engeller.
Mekanik araçlar: Ortopedik malzemelerin basısı, alçı,

 havalı yatak çeşitleri bandaj, pansuman ya da sıkan giysiler deri bütünlüğünüm bozulmasını engeller .
Kimyasal yada Fiziksel Madde İle  Temas: Bu maddeler çoğunlukla  ciltte yaralara ve yanıklara neden olurlar. Bu maddeler  ile temas  edilmesi halinde, öncelikle giysiler ya da medde hemen deriden uzaklaştırılmalıdır.
B. DERİ PROBLEMLERİ
Herpes: Virütik nedenlerle, deride içi su dolu, küçük kabarcıkların  oluşması durumudur. İki tipi vardır.: herpes simpleks ve zona zoster. Herpes simpleks (uçuk) çogunlukla, mukoza ile cildin birleitiği yerlere yerleşir, virütik bir infeksiyondur. Stres, soğuk algınlığı gibi vücut  direncini düştüğü durumlarda ağız ve burun çevresinde görülür. Hafif ödemli kızarıklık ile birlikte, küçük veziküller oluşur. Bu veziküller, temiz ve kuru tutulmalıdır. Bulaşıcı olduğu için öpüşme gibi yakın temastan kaçınılmalıdır.
Ürtiker(Kardeşen): Kızarık, büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, kaşıntı ve değişen, kaşıntı ve yanma ile birlikte görülen durumdur. İlaçlar, besinler, böcek ısırması, bazı sistemik hastalıklar nedeni ile görülebilir.
Fronkül (Kan çıbanı):Kıl diplerinin enfekte olması sonucu görülür.
Akne (Sivilce):Yağ bezlerinden salgılanan  sebum, oksijen, toz, kir ile birleşerek komedon (siyah nokta) oluşmasına neden olur. Komedon, yağ kanallarını tıkar ve enfekte olması sonucu  akne oluşur. Çoğunlukla, yüzde ve havalı yatak boyun, sırt ya da omuzda görülür. Oluşmasını engellemek için cilt temiz tutulmalıdır, özellikle yağlı besin maddelerinden kaçınılmalıdır.
Uyuz (Skabies):Deri içine yerleşen bir asalaktır. Deride oluşan lezyonlar, çok kaşıntılıdır. Kaşıntı gece ortaya çıkar. Lezyonlar, çoğunlukla  koltuk ve meme altında , parmak aralarında, karıda ve genital bölgede görülür. Bulaşıcıdır, yakın temastan kaçınılmalıdır. Tedavi için, özel solüsyonlarla vücut temizlemeli, tüm giysiler kaynatılmalı ve ütülenmelidir.
C. DERİNİN TEMİZLENMESİ
Bayı bireyin hijyenik bakımının önemli bir parçasıdır. En önemli amacı temizliği sağlamaktır. Ayrıca, vücudu artık maddelerden arındırır,kötü kokuları önler, bireye rahatlık ve güven duygusu verir.
Banyo yapmanın ya da yaptırmanın amaçları şu şekilde sıralana bilir;
_Deri temizliğini sağlamak ( enfeksiyonları önlemek) .
_bireyin rahatlamasına yardım etmek,
_kan dolaşımını uyamak,
_Solunum hız ve derinliğini uyarmak,
_derinin uyarılması ve kasların gevşemesini saglamak
_beden imajını korumaya yardım etmek, havalı yatak fiyatları
_bakım verici ile hasta arasında iletişimi sağlamak,
_banyo sırasında kas ve eklemlerin hareket ettirilmesi ile,  kas tonüsünün  ve eklem fonksiyonlarının  korunmasına yardım etmek.
Banyo sırasında:
_bireyin gizliliğinin korunmasına
_hasta güvenliğinin sağlanmasına
_bireyin üşütmemesine
_hastanın bağımsızlık duygusunun geliştirmesine
_hastanın fiziksel ve psiko-sosyal yönden gegerlendirilmesine dikkat etmelidir.
Banyolar, uygulama amacına göre ikiye ayrılır:

  1. Temizleyici banyolar; amacı cilt üzerindeki ter, sebum, idrar, feçes gibi atıkların uzaklaştırılması amacı ile temizleyici maddeler kıllanılarak yapılan banyolardır.

Bireyin isteği ya da bakım vericinin gerekli gördüğü durumlarda uygulanır.
a)yatak içinde tam banyolar
b)lokal (kısmi)banyolar
2.tedevi edici banyolar;hekim istemi ile gerçekleştirilen , banyo suyunun içine tedavi edici,  lokal etkili ilaçların eklendiği banyolardır.
a) ısı banyoları
b)ilaçlı banyolar
a.  Temizleyici  Banyolar
Tam yatak banyosu; genellikle, temizleyici amaçla uygulanan banyolardır. Yatak banyoları, yatağa bağımlı ya da  bilinçsiz hastalara, güçsüz bireylere, tüm vücudun silinmesiyle uygulanan silme banyolardır. Bazı nedenlerle, hastanın yatağa bağımlı olduğu, fakat yatak içinde gereksinimini karşılayabildiği durumlarda  da bu tip banyolar tercih edilir.
Temizlik amacıyla verilen banyolarda mutlaka bireyin tercihlerl göz önüne alınmalıdır. Kullanılacak malzemeden, banyonun zamanına kadar tüm konularda görüşü alınmalıdır.
Yatağa bağımlı bireylerde vücut, salgı ve atıklarla kirleniyorsa her gün bakım verilmeli, fakat derinin kurumaması saglanmalı, nemlilik sürdürülmelidir. Bu amaçla, nemlendirici losyonlar kullanılmalıdır. havalı yataklar
Kısmi yatak banyoları:tüm yatak banyosunun tolere edilmeyeceği ya da ihtiyaç olmadığı durumda belli bir bölgenin silinmesiyle yapılır. Kısmı vücut banyosu,  el, yüz, koltuk altı,perine ve sırt gibi vücut bölgelerinde uygulanır. Özellikle hastanın kendisini rahatsız hissettiği ve vücut kokularının olduğu durumlarda tercih edilir. Bakım verici, yapabilen hastalarda yardım edici pozisyonda, yapmayan hastalarda uygulayıcı roldedir.
Küvet             Banyoları: yardımsız ya da az bir yardımla banyoya girip çıkabilen hastalarda tercih edilir. Tedavi ya da temizleyici amaçla tercih kullanılabilir.  hem hasta hem de bakım verici için yatak banyosundan daha kolaydır.
Bakım verici, çoğunlukla yardımcı pozisyonundadır. Fakat  hastanın  emniyeti için (düşme, kayma) gerekli önlemleri almaktan sorumludur. Toplumsal alışkanlık ve kültürümüz  gereği  küvet banyoları  pek tercih edilmez. Çoğunlukla,  yürüme yeteneğini  kaybetmiş ya da omurilik felci hastalarda uygulanan banyolardır
 Tedavi amacı ile de kullanılır. Bu amaçla kullanılan banyolar, hasta için organize edilmiş özel banyolar olmalıdır.  Küvette, otuma ve tutunma yerleri  bulunmalıdır. Banyoda  en fazla 20 dakika kalınmalı, ve he beş dakikada bir kontrol edilmelidir.
Duş Banyo: En sık tercih  edilen  banyo tipidir. Duş banyo, hastanın  hareket  edebildiği  ve  hareket  etmesinde  bir  sakınca  olmadığı  durumlarda tercih edilir. Hasta ayakta durarak banyo yapar. ancak kaymalara havalı yatak ve düşmelere karşı  önlemleri alınmalı, banyo bu bicimde düzenlenmelidir. Duş içinde  otuma ya da ayakta durma sırasında ,hastanın tutunabileceği  ya da destek alabileceği yerler olmalıdır.
2 uzun süre ayakta duramayan hastalar için oturma bölümü olmalıdır hastaları özellikle yürüyemeyen hastaların sandelyeden küvet içine alınması için sabit yada taşınabilir taşıma sistemi kullanılmalıdır.
DERİ VE EKLERİ
DERİ :Vücudun  dış sınırını oluşturan ,iç ortamı dış ortamdan ayıran  ve önemli duyu  duyu organı olan  bir yapıdır. Deride duyu  reseptörleri  çok yaygın bir  şekilde bulunur,  bu nedenle ağrı, ısı, dokunma, basınç, gıdalanma gibi duyular  deriden alınır.  Derinin ortalama kalınlığı 1-2  milimetre kadardır. Derinin dış yüzünde  sulci  cutis denen oluklar , eristae cutis denen kabartılar  vardır.  Hareketli yerlerde bulunan  oluklar daha derindir.  El ve ayak parmaklarının  ucundaki kabarık kısımlara  toruli tactiles  adı verilir ve  parmak izi olarak tanımlanır.  Her bireyde ve  bireyin bütün  parmaklarında farklıdır.
Derinin işlevleri : vücudu mekanik , fiziksel , kimyasal ve biyolojik  bütün etkenlere karşı korur. Genel duyu organıdır.  Dermis tabakasındaki  sinir uçları ile sıcak ,soğuk, basınç acı gibi duyu ve tehlikeleri hisseder. Solunuma yardımcı olur. Terleme işlevi ile boşaltım  organı gibi görev yapar.  Vücut sıcaklığını düzenler. Evoporasyon ile  ısıyı kaybetme yanında,  soğukta vazokonstrüksisyon ile ısı kaybını azaltır havalı hasta yatağı .  Yani ısıyı  korur ve sabit tutar.  Ultraviyole  ışınlarının  etkisi ile  epidermiste D vitamini,   sentezlenir.  Güneş ışığı ile,  temas sonrası  epidermis  hücrelerinde meydana gelen  kimyasal değişim sonucu , kalsiferol D vitamini,  kalsiyumun  emilmesine yardımcı olur. Deriye sürülen bazı maddelerin emilimi  gerçekleşir. Mikropların vücuda germesine  engel olur.  Ter ve yağ bezleri ile atık  maddelerin atılımını sağlar.  Terle birlikte,  az miktarda,  inorganik tuzlar ( NaCI) GİBİ  ve organik birleşenler de  üreamonyakgibi atılır.
DERİ ;Dışta epidermis , ortada dermis ,içte hypodermis olmak üzere üç  ana tabakadan oluşur.
1.Epidermis; çok katlı yassı epitelyum hücrelerinden meydana gelmişdir. Epidermis dıştan içe doğru; stratum corneum, stratum lucidum, stratm granulosum, stratum spinosum stratum basale denoluşmuştur.
Korneum tabakası kabuk şeklinde çekirdeksiz epitelyum hücrelerden meydana gelmiştir. İçlerinde bol miktarda keratin vardır. Zamanla canlı hücrelerden ayrılarak dökülürler. Deriye rengini epidermiste bulunan melanin  pigmenti verir.
Lusidum tabakası epidermisin çok kalın oldugu bölgelerde bulunur. Bu tabakanın hücreleri elaidin içerir.
Granulorum tabakası 4-5 kat yassı hücrelerden meydana gelmiştir. Bu tabakanın hücrelerde keratohyalin adı verilen tanecikler bulunur ve bu hücreler bölünmezler.
Spinoz tabaka  en derin tabakayı oluşturur. Bu tabakanın hücreleri silindir şeklindedir ve sürekli bir şekilde bölünürler, oluşan yeni hücreler eski hücreleri yukarı doğru iter, yüzeye gelen bu hücreler çekirdeklerini kaybederler. Bu hücrelerin içinde kerati vardır.
2. Dermis (corium); kollagen ve elastik liflerden yapılmış bir tabakadır, arada

 havalı yatak kiralama bag dokusu hücreleri bulunur. Dermis tabakasının kalınlıgı bulundugu yere göre farklılık gösterir, ortalama kalınlıgı 0,3-3 milimetredir.göz kapakları, penis ve labium majus pudenti derisinde en ince.el ayası ve ayak tabanında en kalın tabakadır.
Dermis tabakasının epidermistem ayrıldığı yerde  girinti ve cıkıntılar vardır. Bu çıkıntılara  papilla  denir. Elastik ve kollagen liflerin etkisiyle deri esneyebilir ve gerilebilir, etken ortadan kalkınca eski haline döner.kollagen lifler deride lnger çizgileridenen ekstremitelerde uzunlamasına,gövdede dairesel uzanan çizgileri yaparlar.
Dermis yüzeyden derine doğru stratumpapillere ve stratum  reticulare olarak iki tabakadan oluşur. Papiller tabakada çok miktardasinir sonlanması ve damar vardır. Dokunma duyusu ile ilgili olan meissner cisimcikleri papillalariçinde bulunur.
Rettikülertabaka papillalar tabakanın altındaki tabakadır. Bu tabakada kıllar (pili) düz kas lifleri (m. Arctor pili), ter bezleri(gl.sudoriferae),yag bezleri(gl.sebaceae), kollagen ve elestik lifler bulunur. Dermisteki ter bezleri dudaklar hariç tüm vücuda yayılmıştır ve dermisteki kılcal damar ağı ile beslenir.yağ bezleri ise sebum denilen bir salgı salgılarlar ve bunu kıl köklerine akıtırlar. Bu madde derinin kurumasını önler ve saca parlaklık verir. Adölesan döneminde fazla salgılandıkları için aknelere yol acarlar. HAVALI YATAK
3. hipodermis; yağ dokusu ve gevşek bağ dokusundan oluşmuştur. Deri ile kasları örten zar arasındaki tabakadır. Dermis tabakasından daha kalın bir tabakadır.
2 DERİ EKLERİ
1. KILLAR ( PİLİ): Epidrmisten menşe alırlar. Bir kıl; radix pili denen bir kök ve scapus pilidenen bir kıl gövdesinden meydana  gelmiştir. Kıl kökü drinin drmis tabakasında, kıl gövdesi derinin üstündedir. Kıl kökü folliculus pili nin
içinde bulunur.M.arrector pili denen düz kas liflerinin bir ucu epidermise, diger ucu kıl folikülüne tutunur. Bu lifler sempatik sinir sistemi ile inerve edilir. Kıllar  vücuttaki yerlerine  göre isim alırlar.
2 TIRNAK ( UNGUİS ) Epidermisten  menşe alırlar. El ve ayak parmaklarının  son falankslarının  dorsal  tarafında bulunan  boynuzsu plakalardır.  Tırnakların bir serbest yüzleri,  birde corium  tabakasına tutunan  alt yüzeyleri vardır.tırnak ,kökü  tırnak
gövdesi, tırnak ucu  olarak üç kısımda incelenir.  Tırnağın kökünü ve  yan havalı yatak taraflarını  örten deri kıvrımına  vallum  unguis, tırnak kökünün  önündeki beyaz renkli  yarımay şeklindeki  kısma  lunula  unguis denir. Tırnağın oluşmasını ve  uzamasını  kalın hücre tabakası  matrix unguis sağlar.
3 TER BEZLERİ : Deride dermis  ve hipodermis  tabakasındabulunurlar. Gövdelerinde  corpus sudoriferae ,  dışarı açılan kanallarına  ductus sudoriferae , kanallarının deri yüzeyiğne açılan  deliklerine  porus sudoriferae denir. Ter  bezleri salgılarına göre   erkin ve apokrin  olmak üzere iki gurupta  incelenirler.  Erkin bezler  asidik salgı yaparlar  ve dudak kenarları , clitoris,glans penis ,  tırnak yatakları dışında  tüm vücut derisinde bulunurlar.  Apokrin  bezler ise  koltukaltı, anal ve genital  bölge derisinde bulunurlar,havalı yatak
NABIZ  Kalbin sol  ventrikülün  kasılması sonucu  kan aorta aracılığı ile  arterlere atılır.  Arterlerin  genişlemesi ve kasılmasına neden olan  ritmik atımların  yüzeysel arterlerden  hafif vurular halinde ,  el ile hissedilmesine  nabız  denir.  Hemşire nabız değerlendirmesini  yaparken kalp,  kalbin çalışması , anatomi ve  fizyolojosini,  nabzı etkileyen  faktörleri bilmelidir.  Kalbin kasılmasını sağlayan uyarılar, sağ atriumda  vena  cava süperiorun  hemen altındaki  sinoatrial  nodülünden çıkar ve uyarı  sayısı normalde  havalı hasta yatağı dakikada 60-100 dür.  Sinoatrial nodülünden çıkan  bu uyarılar,önce sağ  atriumdan  başlamak üzere  her iki  atriuma  yayılır ve önce  sağ atriumdan başlamak üzere  her iki atriuma yayılır  ve önce atriumların , sonra ventrikülerin sistol  üne kasılmasına neden olur.  Erişkin bireylerde  sol  ventrikülün  her kasılmasında, yaklaşık 60-70  ml ( strokevolüm)  kan, aorta aracılığı ile  perifere  gönderilir.  Atriumların  ve ventriküllerin sistolden sonra  gevşemelerine ise diyastol  denir.

HAVALI YATAK VE HAVALI HASTA YATAĞI

NABZIN  ÖZELLİKLERİ    Vücudun fizyolojik durumu ,  hastaların fizyoloji üzerine  etkisi hakkında bilgi veren  nabız, hız, ritim, volüm, simetrik alanlarda  eşitliği açısından değerlendirilir.
Nabız Hızı :Kalbin bir dakikadaki  atım sayısıdır.  Erişkinler için  normal nabız  hızı dakikada 60-100 atımdır.  Nabız hızı değerlendirilirken ,  bireyin yaşına göre  normal nabız sayıları bilinmelidir. 5. Yaşın küçük olanların  nabız sayısı daha fazla iken , yaşla birlikte nabız  sayısında azalmalar görülür.  Kalp hızının erişkinler için  dakikada 100 ün üzerinde  olmasına taşikardi , dakikada 60 ün  olmasın aise, bradikardi denir.
Nabız Ritmi :Kalp, normal olarak  birbiri ardına ve düzenli aralıklarla   kan pompalar. Hissedilen kalp  atımları arasındaki  süre düzenli ve birbirine eşittir.  Buna düzenli ( regüller )  nabız denir.   Atımlar arasındaki sürenin  kısa ya da uzun olması  veya bazı atımların alınmaması  ritim bozukluğu  aritmi  olduğunu gösterir.  Kalbin yaptığı zayıf atımlar  perifere yansımadığı için   periferal  nabızda bir düzensizlik ortaya çıkar.  Bu durum,  defisit olarak isimlendirilir.  Defisit tespiti Havalı Yatak için  apikal ve radial  nabız ölçümü birlikte  yapılmalı ve  aralarındaki fark  değerlendirilmelidir.  Genellikle bu değerlendirme  iki kişi ile yapılır. Aynı anda,  birinci kişi radial nabzı sayar.
Nabız Hacmi  ( dolgunluğu ) :Sol ventrikülünün her kısalmasında , perifere gönderilen kan miktarı , nabzın dolgunluğunu belirler.  Nabzın dolgunluğu ve dolgunluk derecesi , sol ventrikülün  kasılma gücünü yansıtır.  Normalde nabız dolgundur ve kolay palpe edilir.  Bazı durumlarda nabzın dolgunluğu değişir  Kan volümü artığında kanın  kanın arter duvarına yaptığı  basınç artacağı için  nabız daha dolgun hissedilir. Buna  dolgun  nabız denir. Bazen nabız , çok hızlıdır  ve parmaklar arasında zor hissedilir. Parmakların hafif basıncı ile kaybolabilir. Bu ise filiform ( ipliksi )  nabız olarak isimlendirilir. Genellikle nabız sayısı  130 un  üzerindedir. Şok, kalp yetmezliği, kanama ya da aşırı sıvı kaybı  durumunda  filiform  nabız sayısı oluşabilir.
Nabız hızını Etkileyen Faktörler :   Egzersiz :Fiziksel aktivitenin  artması ile birlikte  kalp atımı  hızı daha da artar. Egzersizle oluşan hızlı nabız , egzersiz sonra tekrar  normale döner.  Bu nedenle bireyin nabız hızı,  fiziksel aktiviteden  hemen sonra ölçülmeli,  bireyin dinlenmesi için  en az 20 dakika beklenmelidir.  Egzersiz,  postural değişiklikler , kan volümünün  değişmesi havalı yatak ve sempatik aktivite vb.  durumlar nabız hızında  değişikliklere neden olur.  Kısa süreli egzersiz nabzın hızını artırırken , uzun süreli egzersizler kalp kasını güçlendirdiği için  kalp hızı normalden yavaştır.
Yüksek Ateş : yüksek ateş  metabolik hızı artırarak , nabız hızını artırır.  Vücut ısısındaki  her 0.6 C lik atış,  nabız hızınıda 10 atım artırır.  Hipotermide  ise  nabız hızı azalır.
Duygusal Durum : Akut ağrı, korku ve anksiyete,  sempatik uyarı  oluşturarak  nabız hızını  artırır.
Kronik  Ve  uzun süren ağrı :Uzun süren  ve kronik ağrı, parasempatikleri  uyararak  nabız hızını azaltır.HAVALI YATAK
İlaçlar : Bazı ilaçlar nabız hızını etkiler.  Örneğin,  dijital  ve betablokerler kalp atım hızını  azaltırken ,  atropin  artırır.
Yaş :Nabız hızı ,  yenidoğandan,  puberte  ve erişkine doğru azalır. Yeni doğmuş bebeklerde  nabız hızı dakikada  100-160  iken erişkinlerde, 60-100  arasındadır.
Metabolizma Hipertroidizm  ya da kardiomiyopati gibi hastalıklar  nabız hızını artırırken, hipotroidizm nabız hızını azaltabilir. Yemeklerden sonra  sindirim süreciyle  birlikte  nabız hızı  da bir miktar artar. HAVALI YATAK
Kanama  Kan kaybı  sempatik uyarım nedeniyle  nabız hızını artırır.
Postural değişiklikler Ayakta durma ya da  oturma nabız hızını artırırken ,  uzun süre yatma  nabız hızını  azaltır. Vücut yapısı  da nabzı etkiler. Kısa ve şişman  kişilerin  nabzı , uzun boylu zayıf kişiden daha fazladır.
Tansiyon Tansiyonun azalması durumunda  nabız hızı artacaktır.
SİNDİRİM  SİSTEMİ : Ağız yolu ile vücuda alınan  besinler,  sindirim sistemine ait  organlarda  fiziksel, kimyasal ve değişikliklere  uğrarlar ve moleküllerine ayrışırlar.  Moleküllerine ayrışan  bu besin maddeleri , bağırsaklardan emilerek  kan dolaşımına geçerler, bu olaya  sindirim, sindirim  işini yapan bütün organlara da  sindirim sistemi  denir. Sindirim sistemi,  ağız ile anüs arasında  uzanan,  kas ve zarlardan yapılmış  bir boru  ve sindirim bezlerinden oluşur.
               SİNDİRİM     SİSTEMİ  ANATOMİSİ & HAVALI YATAK
Ağız boşluğu  ( cavum oris )  sindirim işleminin ilk yapıldığı yerdir. Ağız boşluğu,  yanlarda yanaklar üstte sert ve yumuşak damak   önde dudaklar,  altta ağız döşemesi,  ile sınırlıdır.  İçinde dişler ve dil bulunur. Ağız boşluğu iki kısımda incelenir.dudaklar,  yanaklar ile dişler arasında  yer alan kısım  vestibulumoris,  dişlerin iç tarafında kalan kısmı  ise cavum orisproprium olarak isimlendirilir. Damak (palatum )  ağız boşluğunun tavanını  yapar ve ağız boşluğunu  burun boşluğundan ayırır . sert damak ve yumuşak damak olmak üzere iki kısımda incelenir.  Sert damak  ( palatum durum )  kemikten yapılmış  üstünde damak  bezleri  bulunan ve mukoza ile

havalı yatak kaplı yapıdır. Yumuşak damak (  palatum molle )  sert damağın arkaya doğru uzantısıdır.  Kas ve zarlardan yapılmış  üzerinde seröz  ve mükoz bezler bulunan yapıdır.  Yumuşak damağın arka  ortasındaki küçük  dil  ( uvula )  vardır.  Yumuşak damaktan dile  ve farinkse birer plika  uzanır. Bu iki plika  arasındaki çukurlukta bademcikler bulunur. Dil (linguae )  kas ve zarlardan  yapılmış yutma  ve konuşma organıdır.  Dilin radiks denen bir  kök kısmı, corpus linguae denen bir gövdesi ve apexlinguae denen bir ucu vardır. Dil,  mukozasının  üstünde tat tomurcukları bulunur. Dişler  ( dantes )  diş çukurları  ( alveol ) içine yerleşmiş besinleri koparmaya ve öğütmeye yarayan  organlardır.  Dişler,  süt dişleri ( dantes decidui) ve daimi  dişler (  dantes permanentes ) olmak üzere iki grupta incelenir.  Bir dişin ;  diş tacı (corona  dentis )  , diş boynu  ( collum dentis )  ,diş kökü (radix dentis) olmak üzere üç kısmı vardır.
Diş tacı ,  mine tabakası ile kaplıdır,  altında dentim tabakası bulunur. Dişin damar ve sinirleri   kökte bulunan deliklerden  içeri girerek , pulpa dendiste  dağılırlar.  Farinks  ; yutak kafa tabanından  altıncı boyun omuruna kadar uzanan  kas ve zarlardan  yapılmış bir organdır.  Önde burun boşluğu , ağız boşluğu,  larinks  ile bağlantılıdır ve yemek borusu  ile deva eder  farinks havalı hasta yatağı burun bölümü  ağız bölümü  ve gırtlak bölümü  olmak üzere  üç bölümden oluşmuştur. Yemek borusu olan  özefagus  ( oesophagus )  farinks  ile mide  arasında uzanan  kas ve zarlardan  yapılmış boru şeklinde  bir organdır.  Dıştan içe doğru  tunica  mucosa, tunica  muscularis,  tunica  subcumosa,  tunica mucosa kasları ile  kaplıdır.  Yemek borusu altıncı  boyun omuru  hizasından başlar ,  göğüs boşluğunda , omurganın  önünde , soluk borusunun  arkasında ilerleyerek  diyafragmadaki  yarıktan geçer  ve midenin  kardiası ile birleşir.
Mide  (gaster, ventriculus )  sindirim sisteminin  özefagus  ile  duodenum  arasında kalan kısımdır.  Midenin iki yüzü  ( paries anterior  ve posterior )  iki kenarı  curvatura ventriculi majör ve curvatura  ventruculi minör   ve iki deliği  ostium cardiacum ve ostium  pyloricum vardır. Mide ,  sol hypochonadrium  epigastrium  ve umblical  bölgede , pilor hariç  orta çizginin sol tarafında bulunur.  Ostium  cardiacum ; mideyi oesephagus ile ostium pyloricum ise  mideyi duodenum ile birleştirir.  Mide ; pars  cardiaca , fundus gastricus ,corpus  gastricum  pylorus  olmak  üzere dört  bölümde  incelenir.
İnce  bağırsaklar  ;sindirim  sisteminin kanalı  valva pyloricum dan valva  ileocaecalis e kadar olan kısmıdır.  Sindirim işlemi ince  bağırsaklarda tamamlanır  ve emilimin  büyük bir  kısmı burada  olur. İnce bağırsaklar, duodenum, jejunum ve ileum olmak üzere üç kısımda incelenir.
Kalın bağırsaklar , sindirim kanalında  valva ileocaecalis den anüs e kadar olan kısmıdır. Kalın bağırsakların havalı yatak kiralama üzerinde teniae coli, teniae mesocolica, teniae libera adı verilen sıklaşmış, düz kas  lifleri vardır. Düz kas lifleri aralarında kalan şişkin kısımlara ise hautra coli adı verilir. Kalın  bağırsakların  dış yüzeylerinde, appendices  epiploicae  adı verilen  içi yağ dolu  kesecikler vardır.  Kalın bağırsaklar,  caecum , colon ascendens,colon sigmoideum, rectum olmak üzere  altı kısımda incelenir. Rektum un iç yüzü  mukoza  ile kaplıdır. Kalın  bağırsaklar  plica transversalis ismi verilen  üç tane  plika vardır. Bu plikalar  bağırsak dolu iken de kaybolmazlar.  En belirgin olanlardan bir tanesi,  sağda ve periton un  bağırsağın dış yüzünde, mesaneye veya  fornix vaginaya atladığı yükseklikte bulunur.  Buna kohlrausch plikası  veya plica transversalis media denir.  Diğer iki plika sol tarafta bulunur.  Karaciğer,  (hepar )  vücudun en büyük bezidir.  Karın boşluğunda sağ hipikondrium , epigastrium ve  bir miktar sol  hipokondriumda ve diyafragmanın  altına yerleşmiş durumdadır.  Ortalama ağırlığı 1500 gram kadardır.  Karaciğerin,  lobus hepatis dexter  lobus hepatis sinister , lobus guadratus, lobus caudatus  olmak ( Havalı Yatak )üzere 4  lobu vardır.  Sağ ve sol lobu ;  diafragmatik  yüzde ligamentum falciforme hepatis,  visseral  yüzde  ligamentum tereshepatis ve ligamentum  venosum  birbirinden ayırır.  Karaciğere giren ve çıkan  oluşumların bulunduğu  yere karaciğer kapısı  denir.  Burada , arteria hepatica , propria,  vena portea, ductus hepaticus, plexus hepaticus ve hepatik lenf düğümleri bulunur.HAVALI YATAK
SİNDİRİM SİSTEMİ   FİZYOLOJİSİ
Organizmanın yaşamını sürdürebilmesi,  büyümesi ve gelişmesi için enerji gereklidir.  Gerekli olan bu enerji de  besin maddelerinden sağlanır.  Sindirim sisteminin fonksiyonu , vücuda alınan gıda maddelerini  mekanik ve kimyasal olarak parçalamak ,sindirim,  basit moleküllerle  ayrıştırıp,  gerekli ve yaralı olanlarını kan dolaşımına emmektir.  Gereksiz olan ve görevi biten atıklar ise  bu kanal aracılığı  ile atılır.  Sindirim sistemi kas ve zarlardan yapılmış bir borudur.  Sistem boyunca sindirimin yardımcı yapıları olan dişler,  tükürük bezleri,  karaciğer, safra yolları,  safra kesesi ve pankreas bulunur. Alınan yiyecek maddelerinin  mekanik olarak parçalanması ;  Havalı Yatak Çeşitleri ve havalı yatak fiyatları ağızda çiğneme ile başlar  ve mide- bağırsak düz kaslarının  kasılması ile devam eder.  Kimyasal parçalanma ise ,  midenin, ince bağırsağın  ve penkreasın salgıladığı bazı  enzimler aracılığı ile olur.  Sindirim enzimleri olarak adlandırılan bu maddeler ;  karbonhidrat,  protein ve   yağları kolayca kan damarı içine  emilebilecek  büyüklükte  moleküllere parçalar.  Mekanik ve enzimatik  parçalanma sonucu oluşan  son ürünler; su, mineral ve vitaminlerle birlikte ince  bağırsaklardan kana karışır.  Sindirim sisteminde ; ağız, farinks, özefagus yiyeceklerin  taşınmasından ;  mide ve kalın bağırsaklar , besinlere depo edilmesinden ;  ince bağırsaklar ise  absorbsiyonundan  sorumludur.  Sindirim sisteminin düzenlenmesi ve kontrolü ;  hormon,   enzim ve otonom sinir sistemi tarafından yapılmaktadır. SİNDİRİM ; çiğneme  ve yutma ( mekanik parçalanma )  öğütme , (  sulandırma ve enzimatik parçalanma )  absorbsiyon ( emilim ),  boşaltım ( eleminasyon ) olarak dört aşamada gerçekleşir.
Ağızda sindirim : Alınan besinler,  ağızda dişler ve dil aracılığı ile  mekanik olarak parçalanır, tükürük bezleriyle ıslatılır, sulandırılır ve yutmaya  elverişli hale getirişlir. Bütün bu işlemler çiğneme olayı ile başarılır.  Tükürük bezleri ;  parotis bezi,  sublingual bez ve  submandibular bezden oluşur.  Günlük normal tükürük salgısı  800-1500 ml arasındadır.  Tükürük salgısında bulunan  pityalin  enzimi, polisakkaritleri disakkaritlere  parçalar ve karbonhidrat  sindirimini başlatır.  Müsin ise  yiyeceklerin yumuşatılmasını sağlar.  Ağızda önemli bir besin  absorbsiyonu  olmamaktadır.  Mide sindirim :Yiyeceler,  ağızdan mideye  farinks ve  onun devamı olan özefagus aracılığı ile  geçer.  Mide ; besinleri depo edildiği , kas ve zarlardan yapılmış bir organdır. Midede kimyasal ve mekanik olmak üzere  iki tip sindirim gerçekleştirilir.  Besin maddelerinin mideye dolma işlemi  bittikten sonra mide kasılma işlemi  başlar ve mide boşalıncaya kadar  devam eder.  Bu tonik  kontraksiyon , midede bulunan  besin maddeleri üzerine yaklaşık  5-7 mm Hg  bir basınç uygular.  Mide duvarında bulunan mide bezleri,  günde yaklaşık olarak 2500  mililitreye  yakın salgı salgılamaktadır.  Mide salgısında ; muküs, bikaorbonat, hidroklorikasit (HCI)  pepsinojen ve B12   vitaminin  emile bilmesinde önemli rol oynayan  intrinsik faktör bulunur.  Muküs ve bikarbonat,  mide mukozasının asit salgısının tahrişinden korur. Pepsinojen;  hidrolorik asitin katalizör etkisi ile  pepsine dönüşür. HCI , protein  havalı yatak sindirimine yardımcı olur.  Su,  tuzlar ve alkol mide  mukozasından tamamen emilerek kana geçer.  Besin maddelerinin  midede karıştırılıp ,  sulandırılması ve parçalandırılması  sonucu 3-4 saatlik bir sürede meydana gelen karışıma  kimus adı verilir.  Kimus :  mideden  duodenu ma geçer ve kimusun duodenuma  geri dönüşünü  pilor sfinkteri engeller.
İnce bağırsaklarda  sindirim : Mideden  kimus şeklinde ince bağırsağa geçen  besin maddeleri,  burada mekanik ve kimyasal  işlemler sonucu sindirilir.  Pilor sfinkteri ;  kimusun duodenuma  geçişini valva  ile oceacalis  ise ince  bağırsaklarının içeriğinin  kalın bağırsaklara  geçişini kontrol eder.  Duodenumdan  sekretin ve  kolesistokinin adı verilen  hormonlar  salgılanır. Bu hormonlar  safra kesesinden  safra salgısını, pankreasın  dış salgısını ve  midenin hareketlerini düzenler.  Ayrıca,  duodenuma  pankreastan  ve karaciğerden  salgı katılımı olur.  Pankreas salgısı,  günde 700-30000 ml , karaciğerin safra salgısı ise 300- 1000 ml kadardır.
Pankreas,  endokrin  ve ekzokrin  salgısı çok sayıda sindirim  enzimi  ve bikarbonat içerir.  Ekzorin salgısı çok sayıda  sindirim enzimi ve  bikarbonat içerir.  Pankreasın bikarbonat yönünden  zengin salgısı,  duodenuma gelen  asidik kimusun  asitliğini atkisiz hale getirir.  Pankreasın  endokrin salgısı, insülin ve glukagon hormonlarıdır.
 İnce bağırsaklar ;  segmentasyon  hareketleri ile  kimusu karıştır ve  peristaltik  hareketlerle  de ileriye doğru  hareketi sağlar.  Parasempatik sistem  bağırsak hareketlerini  artırırken, sempatik  sistem bağırsak hareketlerini  yavaşlatır.
Karaciğer : Karaciğer,  hepar salgısını sindirim kanalına  boşaltan en büyük  bezdir.  Glikoz, karaciğer de glikojene çevrilir ve depolanır.  Karaciğer  hücrelerinde safra üretilir  ve safrakesesinde depolanır. 

 havalı yatak fiyatları Safra yağların, sindiriminde rol oynar.  Eritrositler,  parçalandığı zaman  açığa çıkan pigmentlere bilurubin adı verilir ve safra ile birlikte atılır.
Karaciğer,  vücuda girmiş bir çok ilacın ve  zehirin toksit etkisini  azaltmaya ya da  ortadan kaldırmada  da önemli rol oynar.  Ayrıca, A vitamini D vitamini , K  vitamini , B 12 vitamini , demir (fe ) Cu, amino asit, yağ karaciğerde depolanır. Karaciğer,  kanının pıhtılaşması için gerekli olan protrombin ve fibrinojene kanın pıhtılaşmasını  önleyen  heparini üretir.   Protein,  karbonhidrat ve yağ  metabolizmasında  karaciğerin çok önemli rolü vardır.  Besin moleküllerinin  emilimi ince  bağırsakların iç  yüzünü döşeyen  villus   intestinales  tarafından yapılır ve  dolaşıma karışır.  Besinlerin sindirimi sonucu  oluşan glukoz , amina asitler  ve yağ asitleri  ince bağırsak mukoza  hücrelerinden emilir. İnce bağırsak mukoza  hücre zarlarında  şeker ve amino asitler  havalı yatak kiralama için taşıyıcı proteinler  bulunmaktadır.  Yağ asitleri,  ve gliserol  villuslarda  gerçekleşen emilimle , önce lenf  kapillerine , sonra lenfatik  sisteme aktarılır. Havalı Yatak

 

 

 

 

Firmamız : Havalı yatak satış ve kiralama hizmeti vermektedir Havalı yataklar uzmanı